Kaldera nedir, Kaldera ne demek

Kaldera; Jeoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Bir yanardağın tepesinde, içindeki püskürme ağzından ya da ağızlarından birçok kez daha büyük olan, dibi düz kazan biçiminde çukurluk.

Kaldera hakkında bilgiler

Kaldera volkanik patlama sonucu toprağın çökmesiyle oluşmuş volkanik yerşeklidir. Bazen volkanik kraterlerle karıştırılmaktadır. Kelime, İspanyolcada ‘caldera’ ve Latincede ‘calderia’  denilen ‘pişirilmiş çömlek' anlamına gelmektedir. Bazı metinlerde İngilizce karşılığı olarak ‘kazan’ da kullanılmaktadır. Kaldera terim olarak Alman jeolog Leopold von Buch tarafından 1815 yılında Kanarya Adalarında bulunan Taburiente Kalderasını görmesi ve bu ismi kullanması sonucu literatüre eklenmiştir. Volkanik bir patlama sonucu yanardağın altında bulunan magma odasından büyük bir magma çıkışı meydana gelir. Eğer yeterince magma çıkıyorsa, büyük miktarda boşalmış olan magma odasına doğru bir çökme meydana gelir. Bu çökmenin sebebi magma odasında üstünde kalan ağırlığı taşıyabilecek kadar malzeme kalmamasıdır. Kabaca dairesel bir kırık, veya bir halka, volkanın kenarında gelişir. Bu halka kırıklar da dayk olarak bilinen sokulum müdahaleleri için besleyici olarak hizmet vermektedir. İkincil volkan bacaları yine bu halkasal kırık üzerinde gelişir. Magma odası boşaldığı zaman halka şeklindeki kırığın merkezinde kalan volkanın merkezi içeriye doğru çökmeye başlar. Bu çöküş, meydana gelebilecek patlamalarla bir doğal felakete dönüşebilir. Çöken alan 1 ila 250 km kadar olabilir.  Bazı kalderaların zengin madenlere ev sahipliği yaptığı da bilinmektedir. Dünyanın en iyi korunan ve içerisinde maden bulunduran kalderalarından biri Kanada Kuzeydoğu Ontario’da bulunan Yeni Arkean döneminde oluşmuş olan Sturgeon Gölü Kalderasıdır.

 

Kaldera anlamı, tanımı

Karıştırılmak : Karıştırma işi yapılmak

Karıştırılma : Karıştırılmak işi.

Ev sahipliği : Ev sahibi olma durumu. Konukları ağırlama durumu.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

İspanyolca : Hint-Avrupa dillerinden, İspanya'da, Brezilya dışındaki Latin Amerika'da ve İspanyol uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Besleyici : Besleyen, beslemeye yarayan, besin değeri yüksek, mugaddi.

İngilizce : Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.

Kuzeydoğu : Kuzeyle doğu arasındaki yön.

Literatür : Edebiyat. Kaynak.

Bir kırık : Bir parça, azıcık, biraz.

Yeterince : Gerektiği kadar, gereğince, istenildiği kadar, yeter sayıda, kararında.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Bilinmek : Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek.

 

İspanyol : İspanya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Bir yana : -den başka, sayılmazsa, hariç tutulursa.

Çukurluk : Çukur olma durumu. Çukur yer.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Müdahale : Karışma, araya girme. Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları.

Olabilir : Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.

Diğer dillerde Kaldera anlamı nedir?

İngilizce'de Kaldera ne demek ? : caldera