Kuzeydoğu nedir, Kuzeydoğu ne demek

"Kuzeydoğu" ile ilgili cümleler

  • "Kuzeydoğudan esen poyraz, ay ışığında beyazımsı görünen asfalttan geçerek vadiye indi." - N. Meriç

Coğrafya'daki terim anlamı:

Kuzey ile doğu arası yön. bk. arayönler, anayönler.

İngilizce'de Kuzeydoğu ne demek? Kuzeydoğu ingilizcesi nedir?:

north-east

Kuzeydoğu hakkında bilgiler

Doğu ile kuzeyin tam arasına verilen ad. Bu tam aradan kuzeye kadar olan bölge, doğu kuzeydoğu; tam aradan kuzeye kadar olan bölgeye ise kuzey kuzeydoğu adı verilir. Bu yönler genellikle deniz ve havayollarında kullanılır. Kuzeydoğu pusulada NE (North - East) olarak belirtilir. Kuzey, kuzeydoğu ve doğuyu bir üçgen kabul edersek Kuzeydoğunun açısı 90 derecedir.

Kuzeydoğu ile ilgili Cümleler

  • Tsez dili, Dağıstan'da yaklaşık 15,000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
  • O, Kuzeydoğuluydu.
  • Dido dili, Dağıstan'da yaklaşık 15,000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.
  • Didoca, Dağıstan'da yaklaşık 15,000 kişi tarafından konuşulan bir Kuzeydoğu Kafkasya dilidir.

Kuzeydoğu kısaca anlamı, tanımı:

Kuzey : Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız.

 

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Deniz : Çokluk, yoğunluk. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Geniş alan. Aydaki düzlükler. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik parçalarında tür. Tarz, üslup. Çekicilik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Gökyüzü. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk. Esinti. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Keyif, âlem.

Pusula : Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç, yön belirteci. Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup, tezkere.

Belirti : Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane.

 

Üçgen : Bu biçimde olan. Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles.

Doğu : Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Bu yönde olan, Şarki.

Yön : Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet. Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe. Belli bir noktaya göre olan yer, taraf. Tutulacak, izlenecek yol.

Diğer dillerde Kuzeydoğu anlamı nedir?

İngilizce'de Kuzeydoğu ne demek? : adj. northeast, northeastern, northeasterly

n. northeast

Fransızca'da Kuzeydoğu : nord-est [le]

Almanca'da Kuzeydoğu : der Nordosten

Rusça'da Kuzeydoğu : n. северо-восток (M)

adj. северо-восточный