Calendered türkçesi Calendered nedir

Calendered ingilizcede ne demek, Calendered nerede nasıl kullanılır?

Calenderer : Kağıt veya elbiseye parlak düz bir yüzey görüntüsü vermek için sıkıştıran iki döner silindirli makine. Merdane.

Chintz calender : Parlatma kalandın. Çinz kalandırı. Parlatma kalandırı. Çinz kalandın. Şintz kalenderi. İriksiyonlu kalandır. Friksiyonlu kalandır.

Lunisolar calender : Ay ve güneş'in görünen devinmelerine göre düzenlenen takvim. Ay-gün takvimi.

Moire calender : Muare kalandın. Muare kalenderi.

Solar calender : Güneş takvimi. Güneş'in görünürdeki günlük ve yıllık devimine göre düzenlenen takvim.

Calendar day : Takvim günü. 24 saatlik süre. İki geceyarısı arasındaki periyot. 24 saatlik gün.

Calendar : Almanak. Gündizme. Kütük. Günbilik. Gün, hafta, ay ve yılları doğrudan doğruya gözlenebilen olayları, özellikle güneş ve ayın devinimleriyle bağlantılı olarak zaman akışını göstermek üzere kurulan çeşitli düzenler. Ruzname (farsça). Kayıt defteri. Yıllık. Sicil. Takvim.

Calenders : Perdah makinesi. Silindir. Perdahlamak. Kalender. Kalandırlamak. Perdah makinası. Kalenderlemek. Silindirden geçirmek. Kalandır.

Calendering : Malzemeyi merdaneden geçirerek pürüzsüzleştirme veya sıkıştırma işi. Kalenderleme. Parlatma. Silindirli ütüleme. Perdahlama.

 

Supercalender : İnce perdah makinesi. Makaralı merdane. İnce perdah merdanesi.

İngilizce Calendered Türkçe anlamı, Calendered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calendered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scours : Köşe bucak aramak. Seğirtmek. Oymak. Ovarak temizlemek. Koşmak. Fırçalamak. (su) aşındırmak. Dekape etmek. Bol suyla yıkamak.

Mangled : Ezmek. Mengeneden geçirmek. Ezilmiş. Bozmak.

Scour : (su) aşındırmak. Koşuşturmak. Süpürüp götürmek. Sürterek kazımak. Seğirtmek. Koşmak. Fırçalamak. Köşe bucak aramak. Dekape etmek.

Buffed : Devetüyü. Perdah etmek. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Perdah vurmak. Açkılamak. (araba veya radyo vb) meraklısı. Devetüyü rengi. Deri ile parlatmak.

Glazed : Pürüzsüz. Camlı. Cam gibi. Camla kaplı. Cam kaplı. Sırlı. Cilalı. Camla kaplanmış. Donuk. Cam.

Mangle : Cendere. Bozmak. Yırtmak. Ezmek. Mengene. Çamaşır sıkma makinesi. Korkunç bir şekilde yaralamak. Parçalamak. Merdane.

Shiny : Havsız. Gıcır gıcır. Parlamış (eski). Parlak. Açık. Cilalı. Berrak. Eskimiş (elbise). Ruşen.

Polishes : Parlatmak. Düzeltmek. Cilalanmak. Terbiye etmek. Boyamak (ayakkabı). Cilalamak.

Glaze : Cam takmak. Glazör. Sır. Jöle ile kaplamak. Perdah yapmak. Parlatmak (boya). Buzla kaplama sonucu balığın etrafında oluşan ince buz tabakası. Sırlamak (seramik nesneleri). Sırlamak.

Satins : Parlatmak. Parlak. Saten. Atlas. Pürüzsüzleştirmek. Dümdüz. Saten kumaş. Satensi.

Calendered synonyms : calenders, polish, mangling, sleek, glossy, mangles, glazes, burnishes, buff, calender, sleeking, buffs.

Calendered zıt anlamlı kelimeler, Calendered kelime anlamı

Unglazed : Perdahsız. Emaysız. Verniksiz. Sırsız. Sırlanmamış.