Scour türkçesi Scour nedir

  • Seğirtmek.
  • Köşe bucak aramak.
  • (su) aşındırmak.
  • Ovmak.
  • Sürterek kazımak.
  • Oymak.
  • Koşuşturmak.
  • Fırçalamak.
  • Perdahlamak.
  • Koşmak.
  • Dekape etmek.
  • Ovarak temizlemek.
  • Bol suyla yıkamak.
  • Acele etmek.
  • Süpürüp götürmek.

Scour ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't want to discourage Mary.
Turkish: Ali Mary'nin cesaretini kırmak istemiyor.

English: Ali looked discouraged.
Turkish: Ali bezgin görünüyordu.

English: Ali was discouraged.
Turkish: Ali bezgindi.

English: Ali is discouraged.
Turkish: Ali bezgin.

English: Ali looks discouraged.
Turkish: Ali cesareti kırılmış görünüyor.

Scour ingilizcede ne demek, Scour nerede nasıl kullanılır?

Scour about : Acele etmek. Koşuşturmak.

Scour away : Ovmak. Ovarak temizlemek.

Scour off : Ovarak temizlemek. Ovmak.

Scour out : Ovarak temizlemek. Sürterek kazımak. Temizlemek.

Scour the area : Bölgeyi dikkatlice araştırmak. Alanı tetkik etmek. Alanı köşe bucak aramak.

Scourged : Zarar vermek. Başına bela olmak. Kamçılanmış. Cezalandırılmış. Cezalandırmak. Kamçılamak. Kırbaçlanmış. Kırbaçlamak.

Scoured : Ovarak temizlemek. Ovarak temizlenmiş. Bol suyla yıkamak. Ovmak. Acele etmek. Bol suyla yıkanmış. Fırçalamak. Koşmak. Koşuşturmak. Fırçalanmış.

Scourgers : Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Dayakla cezalandıran kimse. Döven dayak atan kamçılayan kimse. Acımasızca cezalandıran. Kamçılayan. Kırbaçlayan.

 

Scourger : Acımasızca cezalandıran. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Dayakla cezalandıran kimse. Kırbaçlayan. Kamçılayan. Döven dayak atan kamçılayan kimse.

Scourage : Ovalama veya fırçalama sonrası çıkan pis su.

İngilizce Scour Türkçe anlamı, Scour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enchafe : Heyecanlanmak. Yıpratmak. Taciz olmak. Berelemek. Sürtmek. Rahatsız etmek. Yara etmek. Ovarak ısıtmak. Tedirgin etmek.

Brushing up : Hafızasını tazelemek. Tazelemek. Bilgisini tazelemek. Tazelemek (bilgiyi). Yenilemek. Bilgiyi tazelemek.

Drives : Çalıştırmak. Çakmak. Zorlamak. Kullanmak. Sürmek. Önüne katmak. Araba kullanmak. Kovalamak. Saplamak.

Kneaded : Masaj yapmak. Yoğurmak.

Hasten : Aceleleştirmek. Sıkıştırmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Aceleci davranmak. İvdirmek. Acele ettirmek. Hız vermek. Hızlandırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak.

Chiseling : Kazıklamak. Kesme işlemi. Pürüzlendirme. Dolandırmak. Taraklama. Yontmak. Yontma. Sızdırmak.

Brush down : Üstünü fırçalamak. Azarlamak. Fırça çekmek.

Pelt : Taş atmak. Taşa tutma. Posteki. Hız. Fırlatmak. Şakır şakır yağmak. Taşa tutmak. Post. Fırlatma.

Clipped : Klipslemek. İndirmek (argo terim). Beklenmedik. Kısaltmak. Hile yapmak. Sarılmak. Kesmek. Kazıklamak. Vurmak. Kırpık.

Scour synonyms : scour away, rub down, harnessed, rush, leg it, swills, sluice, bustle about, gog, carves, coursed, sleeking, pelts, fly off, leg, polish, scrub, holystone, drive, channel, come down on, cavitates, hastened, scamper, boy scout troop, brush away, scamps, bustles, sluiced, castigates, swill, scampering, swilled.

 

Scour ingilizce tanımı, definition of Scour

Scour kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cleanse or clear, as by a current of water. To cleanse from grease, dirt, etc., as articles of dress. Diarrhœa or dysentery among cattle. To rub hard with something rough, as sand or Bristol brick, especially for the purpose of cleaning. To flush. To clean by friction. To clean anything by rubbing. To make clean or bright. The act of scouring.