Callous türkçesi Callous nedir

  • Hissiz.
  • Şefkatsiz.
  • Duygusuzlaşmak.
  • Katı.
  • Nasırlanmak.
  • Nasır tutmak.
  • Hissizleşmek.
  • Duyarsız.
  • Nasırlı.
  • Katı yürekli.
  • Kaşarlanmış.
  • Duygusuz.
  • Sertleşmiş.

Callous ile ilgili cümleler

English: Ali is callous.
Turkish: Ali duygusuzdur.

English: You're callous.
Turkish: Sen duygusuzsun.

English: How can you be so callous?
Turkish: Nasıl bu kadar duygusuz olabiliyorsun?

English: I think Tom is callous.
Turkish: Tom'un duygusuz olduğunu düşünüyorum.

Callous ingilizcede ne demek, Callous nerede nasıl kullanılır?

Callous body : Nasırlı cisim.

Callous corpus : Nasırlı cisim. İnsanda ve yüksek memelilerde ön beyin yarım kürelerini birbirine bağlayan büyük bağ.

Callous hands : Kaba ve sertleşmiş eller.

Calloused : Nasır tutmak. Nasırlı. Duygusuzlaşmak. Hissizleşmek.

Callousing : Sertleşmiş. Nasırlanmak. Duyarsız. Hissizleşmek. Nasırlı. Nasır tutmak. Katı yürekli. Kaşarlanmış. Duygusuzlaşmak. Şefkatsiz.

Line callout : Belirtme çizgisi. Satır belirtme çizgisi.

Format callout : Biçim belirtme çizgisi. Belirtme çizgisi biçimlendir. Belirtme çizgileri.

Callosities : Nasır tutma. Nasır.

Callously : Sertçe. Umursamayarak. Sertleşmiş bir tarzda. Kabaca. Katı bir şekilde. Duyarsızca. Sempatik olmayan bir tarzda. Aldırış etmeden.

Callout : Belirtmeçizgisi. Belirtme. Belirtme çizgisi.

 

İngilizce Callous Türkçe anlamı, Callous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Callous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cruelest : Gaddar. Zalim. Merhametsiz. En zalim. Gaddarca. Korkunç. Zor. Acımasız.

Sclerotic : Skleroz ile ilgili. Göz yuvarının, saydam tabaka (kornea) hariç, 5/6' sını en dıştan örten, dışta episklera, içte daha gevşek yapılı olan tenon kapsülünden oluşan, sağlam, koruyucu, çeşitli yönlerde paralel yassı demetler halinde uzanan kollagen teller içeren opak tabaka. sklera. Sklerozla ilgili. Gözakı. Sert tabaka. Sklera. Dokusu sertleşmiş. Sklerotik.

Weather beaten : Kötü havadan etkilenmiş. Yanık (cilt). Fırtına yemiş. Fırtınayla hırpalanmış.

Apathetic : Apatetik. Hissiz, duyusuz, ilgisiz. Lakayıt. İlgisiz. Cansız. Kayıtsız.

Relentless : Devamlı. Sonu gelmeyen. İnsafsızlık. Acımasız. Merhametsiz. İnsafsız. Aralıksız. Durmak bilmeyen (şey). Amansız.

Hardens : Denge kurmak. Pekişmek. Kapılmak. Pekleşmek. Artmak. Sertleştirmek. Acımasızlaşmak. Alıştırmak. Donmak (çimento).

Cunning : Beceri. Sevimli. Şeytanlık. Hinlik. Şirin. Açıkgöz. Kurnazlık. Açıkgözlülük. Kurnaz.

Asper : Eğilmez. Hantal. Pul. Akçe. Sert. Kaba.

Cruel : Gaddarca. Gaddar. Korkunç. Dayanılmaz. Amansız. Hain. Yavuz. Zor. Çekilmez.

Experienced : Pişkin. Tecrübeli. Usta. Tecrübe sahibi. Anaç. Görgülü. Görmüş geçirmiş. Deneyimli. Deneyim edilmiş.

Callous synonyms : deafer, pachydermatous, unrelenting, adamants, adamant, crueler, hardhearted, callousing, as cold as charity, cauterize, anesthetized, hard hearted, merciless, emphatic, anesthetised, insusceptible, sclerosed, corny, weather worn, blunt, cold blooded, firm, indurate, crassest, unloving, emphatical, crass, grim, bovine, austere, gizzard, blunts, uncharitable.

 

Callous zıt anlamlı kelimeler, Callous kelime anlamı

Sensitive : Duyar. İçli. Hassas kimse. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim. Duyarlı. Hassas, duygulu, uyarıları alacak yetenekte. Çabuk etkilenen. Duygun. Duygulu.

Tender : Deneyimsiz. Bakan kimse. Şefkatli. İhale. Keşif bedeli. Toy. Teklif. Sevecen. Sunmak.

Callous ingilizce tanımı, definition of Callous

Callous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indurated. Hardened.