Camel türkçesi Camel nedir

  • Hecin.
  • Gemi yüzdürme aracı.
  • Deve.
  • Gemi yüzdürme dubası.
  • Kayık biçiminde yüzdürme dubası.
  • Tombaz.
  • Duba.

Camel ile ilgili cümleler

English: A camel can store a large amount of water in the hump on its back.
Turkish: Bir deve hörgücünde büyük miktarda su depolayabilir.

English: In the country of the Tuaregs, people drink camel milk.
Turkish: Tuaregs ülkesindekiler deve sütü içerler.

English: It is easier for a camel to pass through the eye of a needle than for a rich man to enter the kingdom of God.
Turkish: Bir devenin bir iğnenin deliğinden geçmesi bir zengin kişinin Tanrı'nın krallığına girmesinden daha kolaydır.

English: A long caravan of camel was heading to the West.
Turkish: Uzun bir deve kervanı Batıya doğru gidiyordu.

English: A camel can store a large amount of fat in the hump on its back.
Turkish: Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.

Camel ingilizcede ne demek, Camel nerede nasıl kullanılır?

Camel approach : Bankalarda aktif/pasif yönetimine ilişkin olarak sermaye yeterliliği, aktif kalitesi, yönetim kalitesi, getiri oranı, likidite oranlarının birlikte ele alındığı yaklaşım. Camel yaklaşımı.

Camel back : Sıcak kaplama sırt kauçuğu.

Camel driver : Başarısız jokey. (at yarışında) deve binicisi.

 

Camel hair : Devetüyü. Devetüyünden dokunmuş kumaş. Deve tüyü.

Camel parturition : Devenin yavrulaması. Bortlama.

Arabian camel : Tek hörgüçlü deve. Arap devesi. Hecin devesi.

Female camel : Maya.

Camelback : Dış lastik sırt kauçuğu. Lastiklerin kauçuk sırtı. Deve sırtı. Bir devenin sırtı üzerinde.

Cameleer : Hecin süvarisi. Deveci.

Bactrian camel : İki hörgüçlü deve.

İngilizce Camel Türkçe anlamı, Camel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Camel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bollards : Işıklı yol direği. Trafik yöneltme külahı. İskele babası. Baba. Kısa kalın direk.

Barged : Çarpmak. Toslamak. Dalmak. Mavna ile taşımak. Mavna. Ev gib kullanılan duba. Kesmek. İçeriye paldır küldür girmek. Karışmak.

Caisson : Keson. Sandık. Cephane. Sututmalık. Cephane arabası. Batırma kuyu. Sualtında temel atma sandığı. Cephane sandığı.

Barge : Ev gib kullanılan duba. Mavna. Kesmek. Yüzen ev. Mavna ile taşımak. Karışmak. Salapurya. Toslamak. Çarpmak.

Caissons : Cephane arabası. Cephane sandığı. Sualtında temel atma sandığı.

Pontoons : Yirmibir oyunu. Şamandıra.

Pontoon : Ponton. Şamandıra. Yirmi bir. Deniz uçağı. Altı düz kayık. Yirmibir oyunu.

Arabian camel : Hecin devesi. Arap devesi. Tek hörgüçlü deve.

Camel synonyms : artiodactyl mammal, even toed ungulate, camelus, camelus bactrianus, genus camelus, camelus dromedarius, pontons, ponton, pontooning, dromedaries, bactrian camel, dromedary, ship of the desert, camels, barges, arks, artiodactyl, bollard, ark, hoy.

Camel zıt anlamlı kelimeler, Camel kelime anlamı

Camel antonyms : odd toed ungulate.

 

Camel ingilizce tanımı, definition of Camel

Camel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large ruminant used in Asia and Africa for carrying burdens and for riding. The camel is remarkable for its ability to go a long time without drinking. Its hoofs are small, and situated at the extremities of the toes, and the weight of the animal rests on the callous. The dromedary (Camelus dromedarius) has one bunch on the back, while the Bactrian camel (C. Bactrianus) has two. The llama, alpaca, and vicuña, of South America, belong to a related genus (Auchenia).