Can afford to türkçesi Can afford to nedir

  • Kendine zaman ayırabilmek.
  • Maddi açıdan parası yetmek.
  • Gücü yetebilmek.

Can afford to ile ilgili cümleler

English: Ali can afford to eat at expensive restaurants every day.
Turkish: Ali pahalı bir restoranda her gün yemek yiyebilir.

English: I want to make sure I can afford to buy it before I order it.
Turkish: Bunu sipariş etmeden önce onu alabileceğimden emin olmak istiyorum.

English: No one I know can afford to eat out anymore.
Turkish: Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.

English: He can afford to buy a house, to say nothing of a car.
Turkish: O bir ev satın alabilir, bir araba da cabası.

English: As soon as I can afford to buy a house, I will.
Turkish: Bir ev almaya gücüm yeter yetmez, alacağım.

Can afford to ingilizcede ne demek, Can afford to nerede nasıl kullanılır?

Can : Kasede kaydetmek. Kovmak. Unut damgası. Kayıt yapmak (ses ya da görüntü). -ebilmek. Kimi uzlaşımlarda, ilgili olduğu veride yanlış bulunduğunu, verinin kullanılmaması gerektiğini göstermek üzere kullanılan bir güdüm damgası. -abilmek. Gıdaların teneke kutu veya cam kavanoz gibi hermetik kaplarda ısı uygulamasıyla dayanıklı duruma getirilmesi. Bilişim, ekonomi, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kutu.

Afford : Satın almaya gücü yetmek. Durumu el vermek.

To : İla. Arasında. E. Ya. Ye. -mek -mak (mastar). Karşı. Oranla. Kadar. -e kadar.