Canners türkçesi Canners nedir

Canners ile ilgili cümleler

English: There are full body scanners at this airport.
Turkish: Bu havaalanında tam vücut tarayıcıları vardır.

English: Full body scanners were installed at the airport.
Turkish: Havaalanına tam beden tarayıcıları kuruldu.

Canners ingilizcede ne demek, Canners nerede nasıl kullanılır?

Scanners : Tarama cihazı. Skanner. Virüs tarayıcılar. Tarayıcılar. Tarayıcı.

Canner : Konserve fabrikası. Konserveci.

Canneries : Konserve yapılan yer. Konserve fabrikası.

Cannery : Konserve yapılan yer. Konserve fabrikası.

Brain scanner : Beyin tarayıcısı.

Disk scanner : Disk tarayıcı.

Flatbed scanner : Masaüstü tarayıcı. Yatay tarayıcı. Düz yataklı tarayıcı. Düzyataklı tarayıcı. Düz bir tarama yüzeti olan tarayıcı.

Optic scanner : Basılmış bilgiyi tarayan ve bilgisayara geçiren aygıt. Optik tarayıcı.

Memory parity scanner : Bellek eşlik tarayıcısı.

Magnetic hand scanner : Manyetik el tarayıcısı.

İngilizce Canners Türkçe anlamı, Canners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canneries : Konserve yapılan yer.

Drape : Kalın perde. Sarkmak. Sermek. Katlamak. Asmak. Kaplamak. Kumaş. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kumaşla örtmek. Kumaşla süslemek.

 

Style : İsim takmak. Tarz. Biçim. Şekillendirmek. Tavır. Bir sinemacının, televizyoncunun kendine özgü anlatım yollarının, kişisel tutum, görüş ve duyuşunun oluşturduğu özellik. Tip. Biçimlendirmek. Deyiş. Dizayn etmek.

Behaviour : Tutum. Hareket tarzı. Hareket. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Tavır. Davranış tarzı. Davranış. Hal. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü.

Bearing : İlişki. Çekme. Dayanma. Davranış. Taşıyan. Üstlenme. Taşıma. Etki. Ayak. Duruş biçimi.

Idiom : İdyom. Dil (bir gruba özgü). Ağız. Deyiş. Şive. Lehçe. Deyim. Karakteristik stil. Tabir.

Demeanor : Tavır. Hal. Davranış biçimi. Tutum. Davranış. Hareket.

Lifestyle : Yaşam biçimi. Hayat tarzı. Yaşam tarzı. Yaşam stili.

Modus vivendi : Yaşam tarzı. Geçici antlaşma. Geçici görüş birliği. Yaşayış tarzı. Yaşam biçimi. Geçici anlaşma. Yaşam stili. Tecimsel uygulamalarla gümrük işlemleri üzerinde iki ülkece geçici olarak yapılan anlaşma.

Mode : Tarz. Biçim. Mod. Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa vb. Tepedeğer. Bir dizi ya da dağılımda en yüksek sıklık gösteren ve dağılımın dizgesinde tepe noktasına karşılık olan değer. Birbirine karışmadan incelenebilen titreşim ya da devinim biçimlerinden her biri. Tavır. Tepe değeri. Moda.

 

Canners synonyms : good manners, personal manner, artistic style, foppishness, softness, comportment, gentleness, courtesy, response, setup, rudeness, formality, cannery, packing house, life style, presence, formalness, signature, mildness, fit, form, fashion, discourtesy, way, property, conduct, bedside manner, touch, informality, mien, deportment, canning factory, canner.

Canners zıt anlamlı kelimeler, Canners kelime anlamı

Courtesy : Hürmet. Nezaketen parasız verilen şey. Teveccüh. İltifat. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Nezaket. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. İncelik. Kibarlık. Sarayda görgü kuralları.

Discourtesy : Nezaketsizlik. Kabalık. Saygısızlık.

Formality : Muamele. Adet. Formalite. Biçimcilik. Samimiyetsizlik. Tören. Resmilik. Resmiyet. Usul. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki.

Canners antonyms : informality.