Capacitances türkçesi Capacitances nedir

Capacitances ingilizcede ne demek, Capacitances nerede nasıl kullanılır?

Capacitance bridge : Kapasite köprüsü.

Capacitance coefficient : Kapasitans katsayısı. Kapasite katsayısı.

Capacitance coupling : Kapasitif kuplaj. Kapasitif bağlama.

Capacitance stray : İstenmez sığa.

Capacitance unit : Kapasitans ünitesi.

Barrier layer capacitance : Engel katmanı sığası. Engel katmanı kapasitesi.

Electrical capacitance : Elektriksel sığa.

Collector capacitance : Kollektör kapasitesi. Kolektör kapasitesi.

Common mode input capacitance : Ortak mod giriş kapasitesi.

Cable capacitance : Kablo sığallığı.

İngilizce Capacitances Türkçe anlamı, Capacitances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capacitances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electrical capacity : Elektrik gücü.

Resistances : Dayanıklılık. Metanet. Dayanma. Rezistans. Dayanma gücü. Karşı koyma. Mukavemet. Karşı çıkma. Tahammül.

Capacity : Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti. Kapasite. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Bir veri saklama ortamının alabileceği sözcük ya da damga sayısı. genel olarak herhangi bir dizgenin işyükünün üst sınırı, bk. bellek sığası. Özgüç. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Durum. Akarsuyun taşıyabileceği ve sürükleyebileceği maddelerin miktarı. İktidar. Hacim.

 

Trimmer : Siyasi dönek. Kendi çıkarlarına göre siyasi fikirlerini değiştiren kimse. Yan kiriş. Düzenleyen kişi. Yağcı. Tarama deliği. Süsleyen kimse. Zaman adamı. Çıkarcı politikacı. Fletner ayarlayıcısı.

Strengths : Önem. Askeri güç. Kuvvetli yönler. Kadro. Sertlik. Dayanıklılık. Güç. Derman. Etkinlik.

Bypass capacitor : Yan-geçit sığacı. Bir çevrimin bir yerindeki akıma, daha düşük bir çeli veren yanaşık sığaç. Yangeçit sığacı. Yangeçiş sığacı. Sızdırma kondansatörü.

Drags : Suyun dibini taramak. Trol. Sıkıcı tip. Geri zekalı tip. Tırmık. Engel. Durgunlaşmak. Atlı araba. Zahmetli şey.

Leyden jar : Elektrik şarjını depolayan cihaz. Leyden dişlisi. Leyden şişesi. Elektro kondansatör.

Distributor : Bayi. Dağıtaç. Sıralayıcı. Ana bayii. Distribütör. Atletizm, bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağıtımcı. Belli bir coğrafi bölgede, imalatçıdan aldığı malları tekrar satan ve imalatçı ile yaptığı sözleşme gereği söz konusu malların dağıtımına ilişkin özel hakları bulunan gerçek veya tüzel kişi. Dağıtım işiyle uğraşan kimse. Müvezzi.

Drag : Etki. Bir kırığın yakınında, katman uçlarının aşağı ya da yukarı doğru kıvrık olması. Sürüklenim. Sürüklenmek. Tarak. Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Zahmetli şey. Trol. Sokmak. Atlı araba.

 

Capacitances synonyms : bypass condenser, electrical condenser, electrical phenomenon, electrolytic condenser, trimming capacitor, leiden jar, condenser, resistor, impedance, resistance, electrical distributor, strength, welly, electrical device, circuit, capacitance, electrical circuit, electrolytic, heating element, stamina, distributer, electrolytic capacitor, capacitor, resilience, electric circuit, reluctance, electrical resistance.