Strengths türkçesi Strengths nedir

Strengths ile ilgili cümleler

English: We have different strengths.
Turkish: Farklı güçlerimiz var.

English: Everyone has strengths and weaknesses.
Turkish: Herkesin güçlü ve zayıf yönleri vardır.

English: Do not search for people's weaknesses, but for their strengths.
Turkish: İnsanların zayıf yönlerini araştırmayın ama güçlü yönlerini araştırın.

English: What are the company's strengths and weaknesses?
Turkish: Şirketin güçlü yanları ve zayıf yanları nelerdir?

English: Tom has many strengths.
Turkish: Tom'un birçok güçlü yanları var.

Strengths ingilizcede ne demek, Strengths nerede nasıl kullanılır?

Strength measurement sign : Güç saptama simgesi. Dansçının gücünü belirten simge.

Strength of character : Karakter gücü.

Strength of compression : Sıkışma dayancı. Tazyik mukavemeti.

Strength of current : Akım yeğinliği. Akım gücü. Akım şiddeti.

Strength of materials : Mukavemet bilimi. Malzemenin dayanıklılığı. Gereçlerin dayancı. Materyallerin gücü. Malzeme dayanımı. Cisimlerin mukavemeti. Gereçlerin dayanımı. Malzemelerin mukavemeti.

Strength of mind : Akıl.

 

Strength of the current : Akım yeğinliği. Bir çevrim boyunca birim zamanda akan yüklerin ampere olarak tutarı.

A tower of strength : Güç abidesi. En büyük destekçi. Sırt dayanabilir ve daha fazla destek ve konfor sağlamak için güvenilebilir kimse. Güç kulesi.

Field strength indicator : Alan kuvveti göstergesi.

Strength of will : İrade gücü.

İngilizce Strengths Türkçe anlamı, Strengths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strengths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascendancy : Hüküm sürme. Nüfuz. İtibar. Üstünlük. Hüküm. Egemenlik.

Ability : Kabiliyet. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. İstidat. Becerik. Beceri. İktidar. Özlü toprak. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Yetenek.

Abilities : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenek. Kabiliyet. Beceri. İktidar. Yetenekler. Yeterlik.

Payrolls : Bordro. Maaş bordrosu.

Energy : Gayret. Erk. Özdeğin iş yapabilme yeteneğinin ölçüsü olan nicelik. (konumsal görelikten doğan gizilgüç ya da konum değişiminden doğan kinetik erke gibi biçimleri, ısı ve iş gibi bir dizge ile çevresi arasında aktarım türleri; ışınım, elektrik, yüzey erkeleri gibi türleri vardır.). Taneciklerin devinimini ya da devinim yapabilme gerilimlerini ölçen nicelik. İş yapabilme yeteneği. (erkenin gizil, devimsel, elektriksel, ısıl, kimyasal, nükleer, radyan gibi çeşitli biçimleri vardır ve bunlar, uygun araçlarla birbirlerine çevrilebilir. erkenin sı birimi jul'dür, simgesi e'dir). Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği. Erke. Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlı erke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdeksel erkelerdir. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Austerities : Ciddiyet. Haşinlik. İdare. Kanaatkarlık. Katılık. Azla yetinme. Masraftan kısma. Kemer sıkma. Sadelik.

Vigour : Enerji. Zindelik. Canlılık. Yürürlük. Yaşama gücü. Dinçlik. Coşku. Gayret.

Clouted : Torpil. Etki. Nüfuz. Prestij. İndirmek (argo terim). Darbe. Patlatmak. Paçavra. Vurmak.

Dints : İz. Ufak çukur açmak. Çizik. Ufak çukur. Çentik. Çizgi.

Diuturnity : Uzun sürelilik.

Strengths synonyms : indomitability, stalwartness, ruggedize, batten down, ruggedise, restrengthen, good part, exponent, austere, baffling, property, roster, dinting, acerbities, staying power, capacities, effectiveness, remedies, change, efficacity, doughtiness, efficiency, crucialness, dint, drive, bitterness, capacitances, operations, vitalize, rosters, confirm, vigor, roll.

Strengths zıt anlamlı kelimeler, Strengths kelime anlamı

Rugged : Sarp. Zorlu. Kulakları tırmalayan. Kayalık. Kaba. Yalçın. Çetin. Fırtınalı. Bakımsız. Sağlam.

Unsoundness : Hasta olma. Bozukluk. Sakatlık. Geçersizlik. Çürüklük. Sağlıksızlık. Sıhhatsizlik. Güvenilmezlik.

Weakness : Sönüklük. Cansızlık. Zayıf taraf. Hasta oluş. Güçsüzlük. Kuvvetsizlik. Zayıflık. Zaaf. Halsizlik. İnginlik.

Strengths antonyms : weak part, vulnerability, weak, delicate, strong, devitalize, weaken.