Resistances türkçesi Resistances nedir
- Karşı koyma.
- Karşı gelme.
- Direnç.
- Tahammül.
- Karşı çıkma.
- Mukavemet.
- Dayanma.
- Direnme.
- Dayanıklılık.
- Dayanma gücü.
- Rezistans.
- Metanet.
Resistances ingilizcede ne demek, Resistances nerede nasıl kullanılır?
Resistance brazing : Direnç kaynağı. Dirençli sert lehimleme.
Resistance coil : Direnç sargısı. Direnç bobini.
Resistance factor : Direnç faktörü. Direnme faktörü. Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler. r faktörü, rezistans faktörü.
Resistance fighter : Mukavemetçi.
Resistance furnace : Tuğla ya da başka dayanıklı gereçlerin yuvalarına yerleştirilmiş sarmal dirençlerden oluşan ve elektrik erkesinin ısıya dönüşümü ile yüksek sıcaklık sağlayan aygıt. Elektrikli fırın. Dirençli fırın. Direnç fırını. Rezistans ocağı.
Resistance to disease : Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun direnci. Hastalıklara direnç.
Resistance welding : Direnç kaynağı. Direnç kaynaklaması. Direnç kaynağı yapma.
Resistance level : Bir menkul değerin ulaşabileceği en yüksek fiyat. Direnç noktası. Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kar amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası.
Resistance meter : Dirençölçer.
Resistance point : Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kar amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası. Direnç noktası.
İngilizce Resistances Türkçe anlamı, Resistances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Resistances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Endurability : (telekomünikasyon) bir sistemin (veya bir altsistemin) veya prosedürün veya ekipmanın uzun bir zaman periyodu süresince (genellikle aylarca, ciddi bir doğal veya insan eliyle yapılan müdahaleye rağmen {nükleer saldırı, veya dışardan ikmal ve bakım desteğinin kesilmesi gibi}) belirlenmiş performans değerleri içerisinde faaliyetine devam edebilmesini sağlayan sahip olduğu özellikleri. Dayanılabilirlik.
Protestations : Protesto etme. Taahhüt. Doğrulama. İddia. Teyit. Protesto. Temin. İtiraz.
Lockout : Lokavt. İşverenin işçileri tümüyle işten çıkarması. işçileri yola getirmek için işverenin fabrikasını kapaması. Toplu işten çıkarma. İş kapatımı. İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı. Kilitlenmiş. Kilitleme. Grevin işveren yönünden karşılığı. Kilitle. İşbıraktırma.
Strengths : Önem. Güç. Sertlik. Güçlü yanlar. Kuvvetli yönler. Güçlü yönler. Kadro. Askeri güç.
Reaction : Gericilik. Reaksiyon. Tepki. Genellikle bir dış uyaranın etkisine karşı canlı örgenliğin yaptığı yalınç davranış. toplumsal ilişkilerde özellikle değişmelere karşı çıkan ve kurulu düzeni sürdürmeği ya da yeniden kurmayı amaçlayan tutum ve eylemler. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tepki, tepkime, herhangi bir olaya karşı tepki, cevap. Tepme. Aksülamel. Tepki, tepkime. İçgüdü, itki ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan edim.
Strength : Dayanç. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Güç. Etkililik. Işık magnetik alan, akım gibi etkileyici niceliklerin birim zamandaki çokluklarını belirten ölçek. Kadro. Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Derece.
Abutment : Köprü ayağı. Mahmuz. Dayanak veya destek. Yan ayak. Ayak (köprünün kıyıya dayandığı yerdeki). Dayanak. Mesnet. Bitişme yeri. Kemer ayağı.
Backbone : Esas. Şey. Karakter kuvveti. Karakter gücü. Omurga. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun. Belkemiği. Temel. Direk.
Impingement : Vurma. Etkileme. Taşma. İzlenim bırakma. İzinsiz girme. Tecavüz. Çarpma. İhlal. Gasp.
Forbears : Sakınmak. Vazgeçmek. Sabretmek. Kendini tutmak. Çekinmek. Kaçınmak. Boş vermek. Ced. Ata.
Resistances synonyms : anti takeover defense, mechanical phenomenon, hardihood, durabilities, durity, action, fortitude, incompliance, fireproofing, film stability, welly, incompliancy, acoustic resistance, heating coil, backbones, guts, osculations, oppugnancy, infringement, leaning, diuturnity, patiences, acoustic reactance, backlashed, resolution, backlash, vitalities, everlastingness, contraventions, deprecations, leanings, retarding force, nervings.
Resistances zıt anlamlı kelimeler, Resistances kelime anlamı
Willingness : İsteyerek yapma. İyi niyet. İsteklilik. Gönüllülük. Hüsnüniyet. İçinden gelme.
Responsiveness : Cevap verme yeteneği. Heveslilik. Hızlı çözüm oluşturma. Cevaplanabilirlik. Cevap verebilirlik.

Bu kısımda Resistances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Resistances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Resistances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Resistances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.