Capitula türkçesi Capitula nedir

  • Bir kemiğin başı.
  • Bir kemiğin sonu (anatomi terimi).

Capitula ingilizcede ne demek, Capitula nerede nasıl kullanılır?

Capitular : Kilise meclisi ile ilgili. Katedral danışma kurulu ile ilgili.

Capitularies : Yasalar derlemesi (bir frenk yöneticisine ait).

Capitulary : Kilise meclisi ile ilgili. Kiliseye ait bölüm veya dini dernek toplantısı ile alakalı. Bir kilise konseyine ait.

Capitulate : Taviz vermek. Taahhüt etmek. Silahları bırakmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak. Anlaşmak. Teslim olmak.

Capitulated : Teslim olmuş. Teslim olmak. Teslim olan. Silahları bırakmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak.

Recapitulate : Tekrarlamak. Özetlemek. Yeniden özetlemek. Yinelemek. Önemli çekitleri kaytalamak. Önemli noktaları yinelemek.

Capitulates : Taviz vermek. Taahhüt etmek. Anlaşmak. Silahları bırakmak. Teslim olmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak.

Recapitulates : Özetlemek. Yeniden özetlemek. Tekrarlamak. Önemli noktaları yinelemek. Yinelemek.

Capitulator : Boyun eğen kimse. Teslim olan kimse.

Capitulation : Avrupa, asya ya da amerika'daki bütün yabancı devletler yararına doğu ve yakın doğu devletlerince tanınan çeşitli ayrıcalıklar. Hulasa. Yabancılara tanınan ayrıcalık. Şartlı olarak teslim olma. Özet. Kapitilasyon. Yabancı ayrıcalığı. Silah bırakma. Şartlı teslim olma. Bir devletin bir anlaşmaya bağlı olarak başka devletlere tanıdığı iktisadi ve sosyal ayrıcalıklar.

 

İngilizce Capitula Türkçe anlamı, Capitula eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capitula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Current assets : Likit mevcudu. İşletmenin etkinliğini sürdürmede kullandığı nakit para ile bir yıl içerisinde paraya dönüştürülebilir varlıkların toplamı. Dönen varlık. Dönen varlıklar. Aktifler. Likit varlıklar. Cari kıymetler. Cari varlıklar. Mütedavil kıymetler.

Liquid assets : Kolaylıkla paraya çevrilebilen varlıklar. Disponibilite. Likid varlıklar. Paraya kolay çevrilebilir mal. Likit varlıklar. Birinci dereceden likit varlıklar ve ikinci dereceden likit varlıklar toplamı. bk. birinci dereceden likit varlıklar. Dönen varlıklar. Hazır değerler.

Working capital : Bir imalat veya hizmet işinde kullanılmak üzere ayrılan fon. Döner sermaye fonu. Bir işletmenin para, pazarlanabilir taşınır değerler, alacaklar ve stoklar gibi kısa vadeli varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki fark. Çalışma sermayesi. Döner sermaye. İşletme sermayesi. İş sermayesi. Mütedavil sermaye. İşleyen sermaye.

Stock : İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Birikmiş, satılmamış, istifli mallar. ambardaki mal. Üremesi için (bir yere) koymak. Yığmak. Hammadde. Soy. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Boyunduruk. Tahvil. Malzeme.

 

Substance : Özdek. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Asıl mesele. Anafikir. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ana fikir. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Cisim. Asıl. Madde.

Endowment : Allah vergisi. Gelir sağlama. Bir konuda sahip olunan göreceli zenginlik. Bağışlardan oluşan toplu sermaye. Islah vergisi. Doğuştan gelen özel yetenek. Bağışta bulunma. Allah vergisi yetenek. Yetenek. Bağışlama.

Capitulum : Kömeç. Kapitulum. Kemik başı. Sapsız çiçeklerin etlenmiş bir ana eksen üzerinde sık ve çok sayıda yerleşerek oluşturdukları rasemöz çiçek durumu. kapitulum. kemiğin ucundaki düğme şeklinde şişkinlik. 3.kılın ya da tentakülün şişkin ucu. 4.böcek anten probosisinin genişlemiş ucu. Kene ve uyuz etkenlerinde hareketli ağız organellerinin bulunduğu gnathosoma olarak da adlandırılan hareketli baş bölgesi. deniz kabuklularında mantoyu çevreleyen kalseröz yapı. sineklerde antenlerin bulunduğu baş bölgesi. hyperstomatia üst ailesinde bulunan silyumlu protozoonların nematodezmalarının proksimal ucu. kimi zooflagellataların aksostillerinin organizmanın çekirdeğini içeren ön kısmı. küçük baş, başçık. Başçık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Venture capital : Riziko sermayesi. Riskli işlere yatırılan sermaye. Büyük risk içeren yatırımların finansmanında kullanılan sermaye. Risk sermayesi. Yeni bir işe veya yeni bir işin hisse senetlerine yatırılan para. Spekülasyon sermayesi.

Assets : Mal varlığı. Varlıklar-alacaklar. Varlıklar. Malvarlığı. Kaynaklar. Mevcutlar. Mevcudat. Servet. Mal.

Corpus : Ana para. Gövde, cisim, vücut, diyafiz. Mecmua. Sermaye. Kapital. Korpus. Organın esas kısmı. Ana kısım. Kitaplık. Ana sermaye.

Capitula synonyms : principal sum, seed money, operating capital, means, quick assets, endowment fund, risk capital, principal.

Capitula zıt anlamlı kelimeler, Capitula kelime anlamı

Resist : -meden edebilmek. Karşı koymak. Göğüslemek. Direnmek. Göğüs germek. Dayanıklı olmak. Direşmek. Engellemek. Karşı çıkmak. Dayanmak.

Lowercase : Tümü küçük harf. Küçük harf.

Capitula ingilizce tanımı, definition of Capitula

Capitula kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Capitulum].