Carapace türkçesi Carapace nedir

  • Kabuk (hayvan).
  • Bağdaşmaz arayüzey.
  • Bazı hayvanlarda sırtı tamamen ya da kısmen örten kitinsi ya da kemiksi kalkan. kaplumbağalarda kabuğun tümsek olan dorsal kısmına verilen ad. bağa.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kaplumbağa kabuğu.
  • Sıklıkla akarlarda idiosomayı kaplayan dorsal sklerotinize tabaka. birçok kabukluda başın üst skleritlerinin arka ve yan genişlemeleri tarafından oluşturulan yapı, üst kabuk.
  • Karapaks.
  • Karapas.
  • Bazı hayvanlarda sırtı tamamen veya kısmen örten kitin veya kemikten oluşan kalkan.
  • Kabuk.

Carapace ingilizcede ne demek, Carapace nerede nasıl kullanılır?

Ice carapace : Buz başlık. Geniş bir bölgeyi örten, her doğrultuda devinen kalıcı bir buz ve kar kütlesi. Buz kepi.

Carapaces : Bağdaşmaz arayüzey. Kaplumbağa kabuğu. Kabuk (hayvan). Kabuk.

Carabao : Su bufalosu (filipinler'de).

Carabaos : Su bufalosu (filipinler'de).

Carabid : Toprak böceği. Çeşitli taş yığınlarının veya kayaların altında yaşayan ve siyah veya metalik renkte olan böcek yiyen haşere familyasının her biri.

Carabinieri : İtalyan polis teşkilatının bir üyesi. İtalyan polis memuru. İtalyan polisi.

Carabine : Tüfek (ayrıca carbine). Ateşli silah. Karabin. Karabina.

Caracals : Karakulak. Vaşak.

Carabiner : Karabiner. Yaylı tutturma bileziği. Karabina. Dağcılıkta ve kaya tırmanışında kullanılan dikdörtgen metal halka. Tespit segmanı. Karabina (dağcılıkta kullanılan bir çeşit kanca).

 

Carabiniere : İtalyan jandarması. İtalyan polis memuru. Karabinyer. İtalyan polisi. İtalyan polis teşkilatının bir üyesi.

İngilizce Carapace Türkçe anlamı, Carapace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carapace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crusts : Kuru ekmek. Yüzsüzlük. Tortu. Arsızlık.

Cuticle : Kutikula. Dericik, ince deri. nematodlarda, pentastomidlerde, eklem bacaklılarda (kene, akarlar, böcekler ve kabuklular) hipodermisin altında organize olmuş hücreler tarafından salgılanan, hücresiz filamentöz kitinle birlikte veya kitinsiz olarak bulunan bir çeşit vücut örtüsü. kıl ucuna kadar uzanan ve uzunlamasına kesitinde testere ağzı gibi dişli, ince tek katlı keratinleşen tabaka. Bitkilerin toprak üstü kısımlarında epidermis hücreleri tarafından meydana getirilen koruyucu mumsu madde. böcek vücudunu kaplayan suya geçirgen olmayan mumsu bir tabaka. helmintlerde cansız dış tabaka. Kutikül. Yaprak üst zarı. Kütiküla. Kütikula. Tırnakların çevresindeki ölü deri. Tırnak çevresindeki ölü deri. Kütikül.

Scute : Bir bitki veya hayvanın gövdesi üzerindeki büyük kabuk veya plaka (botanik, zooloji). Yayın balıklarının sert sırt pulu.

Hull : Zarf. Çerez kabuğu. Kabuk (ceviz veya fıstık veya bezelye vb). Geminin teknesini vurmak. Gövde. Kabuğunu ya da çanağını çıkarmak. Kabuğunu ayıklamak (içini çıkarmak için ceviz veya fıstık veya bezelye vb'nin). Tekne. Geminin tekne kısmı.

 

Bark : Bağırmak. Soymak. Öksürmek. Gemi. Barka. Yelkenli üç direkli gemi. Havlama. Odunsu bitkilerde damarlı kambiyumun dışında kalan, ikincil soymuk boruları, korteks ve peridermden oluşan tabakaya verilen ad. Sıyırmak. Ağaç kabuğu.

Crusta : Krusta.

Mollusc : Yumuşakçalar sınıfı. Molüsk. Yumuşakça. Yumuşakçalar.

Turtle : Sukaplumbağası. Tosbağa. Kaplumbağa. Deniz kaplumbağası. Kaplumbağa (su). Denizkaplumbağası. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Su kaplumbağası.

Shellfish : Yumuşakça. Kabuklu deniz ürünleri. Kabuklu deniz hayvanı. Kabuklular. Kabuklu deniz ürünü.

Carapace synonyms : carapaces, cemented layer, tortoiseshell, hulling, coverings, cortex, encrustation, cuticula, tortoise shell, cortexes, mollusk, cortes, covering, barque, shell, crust, shield, arthropod.

Carapace ingilizce tanımı, definition of Carapace

Carapace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The thick shell or shield which covers the back of the tortoise, or turtle, the crab, and other crustaceous animals.