Carbonade türkçesi Carbonade nedir
- (aşçılık) boylu boyunca kesilerek baharatla soslanan ve daha sonra kömür ateşi üzerinde kızartılan külbastı.
- Biftekten yapılan ve bira ve soğanlarla birlikte pişirilen güveç.
Carbonade ingilizcede ne demek, Carbonade nerede nasıl kullanılır?
Carbonado : Karaelmas. Genellikle güney amerika'da bulunan iri siyah elmas tipi. Washington eyaletinde şehir. Parçalamak. Siyah elmas. Washington eyaletinde yerleşim yeri. Karbonado. Elmas kırıntısı.
Carbonaceous : Karbon kapsayan. Karbon içerikli. Karbon. Karbonlu. Kömürlü. Karbon gibi. Kömür özlü. Karbondan oluşan. Karbon ile ilgili.
Carbonaceous deposit : Karbonlu depozit. Karbonlu bırakıntı.
Carbonaceous sediment : Karbonlu birikinti. Karbonlu tortu.
Carbonara : Carbonara sosu. (makarnanın) carbonara sosu ile yapılan (yumurta kıyılmış domuz eti veya jambon ve parmesan peyniri).
Carbonate : Karbonatla. Karbonatlaştırmak. Karbonat. Karbonatlamak. Kömürleştirmek. Karbonata çevirmek.
Carbonated : Karbonla birleştirilmiş. Karbonata dönüştürülmüş. Karbon dioksit emdirilmiş. Kömürleşmiş. Gazlı (bir içeceğe ait). Kabarcıklı. Karbonatlı. Karbona dönüştürülmüş.
Carbonari association : Carbonari derneği.
Carbonated water : Klüp soda. Karbonatlı su. Soda. Basınç altında saf karbondioksit gazı verilerek hazırlanmış efervesan su, soda, klüp soda.
Carbonates : Kömürleştirmek. Karbonata çevirmek. Karbonatlamak.
İngilizce Carbonade Türkçe anlamı, Carbonade eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Carbonade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Calcium carbonate : Doğada tebeşir kalsit veya kireçtaşı olarak bulunan beyaz kimyasal bileşik. Kalsiyum karbonat. Tebeşir. Kalsiyum karbonatın en az % 33 kalsiyum içermesi gereken, saf kalsiyum karbonat içeren, absorbant ve kalsiyum kaynağı. Kalsiyum karbonat tıtırözü.
Ammonium carbonate : Amonyum karbonat.
Potassium carbonate : Potasyum karbonat.
Hot up : Yoğunlaşmak. Isınmak. Kuvvetlendirmek. Isıtmak. Heyecanlandırmak. Daha sağlam olmasını sağlamak. Tahrik olmak. Heyecanlanmak. Kızışmak. Hareketlenmek.
Heat up : Hareketlendirmek. Kızıştırmak. Isıtmak. Kızdırmak.
Magnesium carbonate : Magnezyum karbonat. Yapısında % 29 magnezyum bulunan, absorban, renklendirici ve kozmetik sanayisinde ph ayarlayıcı olarak kullanılan inorganik mineral tuzu.
Salt : Heyecan verici şey. Renklendirmek. Tuzlayarak saklamak. Biriktirmek. Çeşni. Özgül olmayan bağışık cevabın ilk hattını oluşturan derideki lenfoid doku. Deriyle ilişkili lenfoid doku. Tuzluk. Tuzlanmış. Süslemek.
Change state : Durum değiştirmek.
Carbonize : Karbonize etmek. Kömürleştirmek. Kok haline getirmek. Karbonlaştırmak. Koklaştırmak. Yanma odasını oluşturan elemanların yüzeylerinde karbon birikmesi. Kömür haline dönüştürmek.
Turn : Sürpriz. Dönemeç. Kesilmek. Burkmak. Atma ya da atlamaya katılan yarışçının her dönedeki sınama sırası. Ters dönmek. Olmak. Dönme. Döndürme. Katlamak.
Carbonade synonyms : lithonate, hydrogen carbonate, lithane, lithium carbonate, eskalith, heat, bicarbonate.
Carbonade zıt anlamlı kelimeler, Carbonade kelime anlamı
Cool : Sakinleşmek. Soğutmak. Serinlik. Soğumak. Serinlemek. Serin yer. Havalı (tip). Serinleşmek. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serin.
Carbonade ingilizce tanımı, definition of Carbonade
Carbonade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A chop. Flesh, fowl, etc., cut across, seasoned, and broiled on coals.

Bu kısımda Carbonade kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Carbonade ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Carbonade anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Carbonade ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.