Carburet türkçesi Carburet nedir

  • Karbon ile birleştirmek.
  • [#karbonlama Karbonlamak].
  • Karbonla birleştirmek.

Carburet ile ilgili cümleler

English: The carburetor wasn't the problem. You needed a new fuel pump.
Turkish: Karbüratör sorun değildi. Yeni bir yakıt pompasına ihtiyacın vardı.

Carburet ingilizcede ne demek, Carburet nerede nasıl kullanılır?

Carburetant : Karbüretant. Benzine benzeyen bir madde.

Carbureted : Karbonlanmış.

Carburetion : Hava yakıt karışımı. Karbürasyon.

Carburetor : Karaç. Karbüratör.

Carburetor repair service : Karbüratörlerin tamir edildiği veya değiştirildiği yer. Karbüratör tamir servisi.

Carburettor attaching stud : Karbüratör tespit saplaması.

Carburettor air horn : Karbüratör jikle gövdesi.

Carburettor : Karbüratör. Yuvguya emilen havanın içine, gereken nicelikte yakıt karıştırarak, yanıcı karışımı oluşturan aygıt. Karaç.

Carburets : Karbonla birleştirmek. Karbon ile birleştirmek. Karbonlamak.

Carburettor air cleaner : Karbüratör hava süzgeci.

İngilizce Carburet Türkçe anlamı, Carburet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carburet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carburizes : Karbürlemek. Karbonla. Karbonlanmak. Karbon içeren bir bileşik yaratmak (ayrıca carburise). (kimya) karbonla birleştirmek.

 

Compound : Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Birkaç elementden yapılmış madde. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bileşik. Birleşik.

Carburized : Karbon içeren bir bileşik yaratmak (ayrıca carburise). Karbonlanmış. (kimya) karbonla birleştirmek. Semente.

Carburize : Karbürlemek. Karbonlanmak. Karbon içeren bir bileşik yaratmak (ayrıca carburise). (kimya) karbonla birleştirmek. Karbonla.

Carburizing : Çelik yapımında olduğu gibi karbonun erimiş metallerde çözündürülmesi. bir gazın içine hidrokarbon katılması. Sementasyon. Karbonlama. Karbonize etme. (kimya) karbonla birleştirmek. Karbürleme. Karbonlayıcı. Karbon içeren bir bileşik yaratmak (ayrıca carburise).

Carburise : (kimya) karbonla birleştirmek. Karbonlanmak. Karbürlemek. Karbon içeren bir bileşik yaratmak (ayrıca carburize). Karbonla.

Combine : Birlik. Bileştirmek. Birleştirmek. Toplanmak. Karmak. Kaynaştırmak. Toplamak. Kombina. Kartel. Karışmak.

Carburet synonyms : carburets.

Carburet ingilizce tanımı, definition of Carburet

Carburet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A carbide. [Bakınız: Carbide]. To combine or to impregnate with carbon, as by passing through or over a liquid hydrocarbon. To carbonize or carburize.