Carotis türkçesi Carotis nedir

Carotis ingilizcede ne demek, Carotis nerede nasıl kullanılır?

Arteria carotis communis : Şah damarı. Tüm başın arteryel vaskularizasyonundan sorumlu olan atardamar, arterya karotis kommunis, karotis. Arterya karotis kommunis.

Arteria carotis externa : A. carotis communis’in üç ana kolundan en güçlü olanı. beyin ve ense kesimi hariç, tüm başın arteryel vaskularizasyonundan sorumludur. Arterya karotis eksterna.

Arteria carotis interna : A. carotis communis'in üç ana kolundan birisi. for. lacerum yoluyla cavum cranii’ye girer ve beynin beslenmesine katılır. Arterya karotis interna.

Carotic : Karotik.

Caroticus : Şah damarıyla ilgili olan. Karotikus.

Carotid artery : Şahdamar. Karotis arteri.

Carotid : Şahdamarlar ile ilgili. Boyun arteri. Karotis. Şahdamarı. Şah damarı. Karotid.

Arteria caroticobasilaris : Arterya karotikobazilaris. A. carotis interna’yı a. basilaris’e bağlayan atardamar.

Carotide : Şah damarı. Ana atardamardan ayrılarak başa kan taşıyan boyundaki büyük atardamarlar. karotit.

Carotin : Karotin. Karoten. Karaciğer tarafından a vitaminine dönüştürülen karbonhidrat.

İngilizce Carotis Türkçe anlamı, Carotis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carotis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cannulae : Kanül. Kanüller.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Sounder : İskandil. Mil. Ses yapıcı. Alıcı. Ses iskandili.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Searcher : Arama yapan kimse. Arayıcı. Araştırmacı. Araştıran. Arayan. Araştıran kişi.

Cannula : Kanül. Sonda, kanül. Kannula. Vücuda bağlanan sıvı borusu. Kanül (sonda). Bir damar, kanal veya boşluğa girmek için kullanılan içi boş tüp.

Prop : Yaslamak. Pervane. Tutmak (belirli bir vaziyette). Desteklemek. İdrar almak, mideye ilaç veya besin maddelerini sulu olarak vermek, özofagusta tıkanıp kalan yabancı cisimleri çıkarmak, atlarda hava keselerinin tedavisinde yaraların derinliği ve yönünü anlamak, kapanmayan yaralarda buna engel olan yabancı bir cisim veya ayrılmış bir kemik parçası olup olmadığını kontrol etmek gibi amaçlarla kullanılan aygıtlar, katater. Pin. Destek koymak. Destek.

Carotis synonyms : genus macrotis, family peramelidae, macrotis lagotis, rabbit eared bandicoot, rabbit bandicoot, peramelidae, mammal genus, catheters, sonde, abdomen, prob, carotid, a band, abdominal pain, a crochordon, bores, bilby, abdominal ovariectomy, carotide, abdominal palpation, a c syndrom, arteria carotis communis, abdominal distention, catheter, a c deformity, cannulas, searchers, abaxial, bougie, abattoir, a dna, abamectin, bore.