Carrel türkçesi Carrel nedir

  • Tek kişilik çalışma yeri (kütüphanede).

Carrel ingilizcede ne demek, Carrel nerede nasıl kullanılır?

Carrell : Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede). Küçük hücre. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda. Odacık.

Carrells : Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede). Küçük hücre.

Carrels : Tek kişilik çalışma yeri (kütüphanede).

Carrefour : Kavşak.

Carret act : Halı üzerinde yapılan gösterilerin tümü. Halı gösterisi.

Alcarrena sheep : Alcarrena koyunu. İspanya’da bulunan, orta derecede yapağı verimi ve eti için yetiştirilen, her iki cinsiyette boynuzsuz, vücut rengi genellikle siyah olan ancak bazen başta ve bacaklarda beyaz lekeler gözlenebilen koyun ırkı.

Carrack : 14 ile 16. yüzyıllar arasında kullanılmış bir ticaret gemisi. Ticaret gemisi olarak akdeniz'de popüler olan büyük kalyon (14'üncü yüzyıldan 16'ncı yüzyıla kadar kullanılan). Carack.

James eugene carrey : Jim carrey (1962 doğumlu). Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu.

Scarred : Yara izli. Berelenmiş. Yaralı.

Jim carrey : Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu. James eugene carrey (1962 doğumlu).

İngilizce Carrel Türkçe anlamı, Carrel eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Carrel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcove : Niş (duvarda bulunan). Kayalar arasında nehir çukuru. Çardak. Oyuk. Cumba. Köşe. Küçük bölüm. Yataklık. Yüklük. Hücre gibi ve kapısız ufak oda.

Stall : Stop etmek. Saplanmak. Geciktirmek. Ağırdan almak. Savsaklamaya çalışmak. Hızı kesilmek. Oyalamaya çalışmak. Zaman kazanmak. Durdurmak. Hızı kesilerek düşmek.

Cubicle : Odacık. Küçük oda. Kabin. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Kabine. Hücre. Göz. Küçük bölme.

Bay : Ulumak. Meyvelerinden çıkarılan yağı, dış-asalaklara, özellikle uyuzböceklerine karşı kullandığımız, yaprağı güzel kokulu ağaç. Ürümek. Defne. Uluma. Peron. Bir göl veya denizin sığ kısımlarında kara içerisine doğru oluşmuş küçük girintiler, küçük körfez. Havlamak. Küçük boyutlu körfez, bk. körfez. Küçük körfez.

Depository library : Derleme kitaplığı. Derleme yasası gereğince, basılan her yapıttan belirli bir sayıyı edinme olanağına sahip kitaplık. Derleme kütüphanesi.

Carrell : Odacık. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda. Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede). Küçük hücre.

Library : Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak karşılık gözetmeden ve ayrım yapmadan okurların yararına sunan kurum. Belgelik. Kütüphane binası. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. kitaplık sözcüğü de kullanılır. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kitabevi. Çalışma odası. Kitap satılan yer. Yordamlık. Kütüphane.

Carrel synonyms : alexis carrel.

Carrel ingilizce tanımı, definition of Carrel

Carrel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as 4th Carol. [Bakınız: Quarrel], an arrow.