Carrefour türkçesi Carrefour nedir

Carrefour ingilizcede ne demek, Carrefour nerede nasıl kullanılır?

Carrel : Tek kişilik çalışma yeri (kütüphanede).

Carrell : Odacık. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda. Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede). Küçük hücre.

Carrells : Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede). Küçük hücre.

Carrels : Tek kişilik çalışma yeri (kütüphanede).

Carret act : Halı üzerinde yapılan gösterilerin tümü. Halı gösterisi.

Jim carrey : Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu. James eugene carrey (1962 doğumlu).

Unscarred : Beresiz. İzsiz. Yarasız.

James eugene carrey : Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu. Jim carrey (1962 doğumlu).

Carrey : Jim carrey (1962 doğumlu). Bir soyadı. Kanada doğumlu abd'li bir film oyuncusu.

Scarred : Yaralı. Berelenmiş. Yara izli.

İngilizce Carrefour Türkçe anlamı, Carrefour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carrefour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crossing : Yol kesişmesi. Geçit. Kesişme. Yaya geçidi. Deniz yolculuğu. Geçiş. Kesit. Üzerinden geçme. Geçişme.

Confluences : İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birleşme. Birlikte akma. Bir arada akma. Irmakların birleşmesi. Kalabalık. Kesişme noktası. İzdiham.

 

Route : Güzergah. Rota. Tarik. Her zamanki yol. Göndermek. Sevk etmek. Belli bir kanaldan yollamak. Hat. Belirli bir yolla göndermek. Herzamanki yol.

Grade crossing : Demiryolu geçidi. Hemzemin. Hemzemin geçit.

Level crossing : Yer geçidi. Demiryolu geçidi. Düzey ekseni kesme. Hemzemin geçit. Karayoluyla demiryolunun ya da iki karayolunun aynı düzeyde kesiştikleri, elle ya da özdevimli bir biçimde açılıp kapatılabilen geçit bk. düzeydeş geçit. Düz geçit.

Confluence : Birleşme. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birlikte akma. Kesişme noktası. Irmakların birleşmesi. İzdiham. Bir arada akma. Kalabalık.

Interchanges : Değiş tokuş etmek. Değişme. Değiştokuş etmek. Birbirinin yerine geçmek. Yer değişmek. Değiştirmek. Takas. Takas etmek. Değiştirme.

Cross roads : Dörtlü dik kavşak. İki yolun kesiştiği yer. Bağlantı yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kesişme.

Corner : Köşe. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Köşeye kıstırmak. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Kıstırmak. Köşe oluşturmak. Yakalamak (konuşmak veya konuşturmak için). Piyasasını ele geçirmek. Ele geçirmek. Viraj almak.

Conflux : İki suyun birleşme yeri. Kesişme noktası. İzdiham. Bir akarsuya karışan küçük dere. Birlikte akma. Birleşme.

Carrefour synonyms : intersection, turning point, intersections, jct, crossroad, street corner, interchange, road, junction, junctions, cross road, crossway.