Carrey türkçesi Carrey nedir

  • Jim carrey (1962 doğumlu).
  • Kanada doğumlu abd'li bir film oyuncusu.
  • Bir soyadı.

Carrey ile ilgili cümleler

English: Jim Carrey is very famous and a good comedian.
Turkish: Jim Carrey iyi ve çok tanınmış bir komedyendir.

Carrey ingilizcede ne demek, Carrey nerede nasıl kullanılır?

James eugene carrey : Jim carrey (1962 doğumlu). Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu.

Jim carrey : James eugene carrey (1962 doğumlu). Kanada doğumlu amerikalı sinema oyuncusu.

Carrefour : Kavşak.

Carrel : Tek kişilik çalışma yeri (kütüphanede).

Carrell : Odacık. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda. Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede). Küçük hücre.

Carrack : Carack. 14 ile 16. yüzyıllar arasında kullanılmış bir ticaret gemisi. Ticaret gemisi olarak akdeniz'de popüler olan büyük kalyon (14'üncü yüzyıldan 16'ncı yüzyıla kadar kullanılan).

Carrels : Tek kişilik çalışma yeri (kütüphanede).

Carret act : Halı gösterisi. Halı üzerinde yapılan gösterilerin tümü.

Carracks : 14 ile 16. yüzyıllar arasında kullanılmış bir ticaret gemisi. Carack. Ticaret gemisi olarak akdeniz'de popüler olan büyük kalyon (14'üncü yüzyıldan 16'ncı yüzyıla kadar kullanılan).

 

Alcarrena sheep : İspanya’da bulunan, orta derecede yapağı verimi ve eti için yetiştirilen, her iki cinsiyette boynuzsuz, vücut rengi genellikle siyah olan ancak bazen başta ve bacaklarda beyaz lekeler gözlenebilen koyun ırkı. Alcarrena koyunu.

İngilizce Carrey Türkçe anlamı, Carrey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carrey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaya : Çarşaf. Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf. 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl. Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise.

Pack : Dolgu yapma. Kütle. Sürü. Ambalaj. -i denk etmek. Eşyalarını toplamak. Bavuluna koymak. Bohça. Deste (iskambil). Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır.

Wed : Nikah masasına oturmak. Bağlanmak. İle evlendirmek. Birleştirmek. Başgöz etmek. Evlenmek. İle evlenmek. Adamak. Baş göz etmek. Evlendirmek.

Haul : Çekmek. (rüzgar) dönmek. Çekme. Vurgun. Taşımak. Bir ağdan çıkan balık miktarı. Ganimet. Sürüklemek. Çekiş. Ağ ile balık tutmak.

Tug : Kuvvetle çekmek. Çekiş. Şiddetle çekmek. Çekiştirmek. Römorkör. Kuvvetli çekiş. Sürüklemek. Uğraşmak. Çekelemek. Çekmek.

Ade : George ade (1866-1944). Amerikan mizahçı ve oyun yazarı.

Abderhalden : Emil abderhalden (1877-1950). İsviçreli kimyager ve fizyolog.

Tie : Bitirmek. Eşit olmak. Bağ. Bitiştirmek. Düğüm ipi. Alaka. Berabere kalmak. Sınırlamak. Eşit oy almak. Raptetmek.

Port : Kapı. Liman kenti. Bağlantı noktası. Porto şarabı. Liman. Lombar.

Unite : Kaynaşmak. Bitişmek. Evlenmek. Bağlamak. Raptetmek. Birlik olmak. Birleşmek. Kavuşturmak. Birleştirmek.

 

Carrey synonyms : pipe in, get hitched with, mismarry, inmarry, abegg, conjoin, adalbert, wive, cart, adamson, abu, return, intermarry, addison, chariot, abravanel, displace, fly, get married, tote, abou hatzira, take, splice, espouse, bear, unify, shoulder, abargil, lug, abbott, bucket, porter, abdel.

Carrey zıt anlamlı kelimeler, Carrey kelime anlamı

Divide : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Dağıtmak. Kırışmak. Paylaşma, paylara ayırma. Sınıflandırmak. Bozuşmak. Bölme. Araları açık olmak. Bölüştürmek. İkiye ayırmak.

Lack : Eksik olmak. -den yoksun olmak. -e sahip olmamak. Yoksun olmak. -sizlik çekmek. Olmamak. Yoksun kalmak. Eksiklik. Yokluk. -sizlik.