Tug türkçesi Tug nedir

Tug ile ilgili cümleler

English: "Whose letters are these?" "They are Tugba's."
Turkish: "Bunlar kimin mektupları?" Onlar Tuğba'nın mektupları."

English: According to Dan, Tugba had killed herself.
Turkish: Dan'a göre, Tuğba intihar etti.

English: "Was that a warning?" Burak asked Tugba.
Turkish: Burak Tuğba'ya "O bir uyarı mıydı?" diye sordu.

English: Ali fell in love with Tugba.
Turkish: Ali Tuğba'ya aşık oldu.

English: After his dinner break, Dan left to pick Tugba up from the gym.
Turkish: Akşam yemeği molasından sonra Dan Tuğba'yı spor salonundan almak için çıktı.

Tug ingilizcede ne demek, Tug nerede nasıl kullanılır?

Tug boat : Römorkör teknesi. Çekme teknesi. Gemileri limana çekmek için kullanılan tekne. Römorkör. Kıyı römorkörü. Çekici römorkör.

Tug of war : Halat çekme yarışı. İp çekme. Rekabet. Mücadele. Şiddetli rekabet. Çekişme. Halat çekme oyunu.

Salvage tug : Kurtarma römorkörü. Hareket kabiliyetini yitirmiş gemileri kurtarmak üzere tasarlanmış römorkörler.

Tugboat : Yedeğinde başka taşıtlar götüren deniz taşıtı. Şilep. Yedekçeker. Çekici. Römorkör.

 

Tugboats : Römorkörler. Römorkör.

Tuggers : Güçlü bir şekilde çeken kimse. Çeken kimse.

Tugs : Çabalamak. Çekmek. Kuvvetli çekiş. Kuvvetle çekmek. Çekelemek. Çekiş. Çekiştirmek. Şiddetle çekmek. Uğraşmak. Sürüklemek.

Tugging : Çabalamak. Çekmek. Sürüklemek. Uğraşmak. Asılmak.

Brazilian portuguese : Brezilya portekizcesi.

Tugged : Uğraşmak. Çekelemek. Çabalamak. Asılmak. Şiddetle çekmek. Sürüklemek. Çekiş. Kuvvetli çekiş. Çekiştirmek. Çekmek.

İngilizce Tug Türkçe anlamı, Tug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agonize : Eziyet etmek. Acı vermek. Istırap çekmek. Mücadele etmek. İşkence etmek. Acı çektirmek. Kıvrandırmak. İşkence görmek. Kıvranmak.

Endeavoured : Çalışmak. Çalışmış. Yapmaya çalışmış. Gayret etmek. Gayret etmiş. Çaba göstermiş. Çaba harcamak. Emek harcamış.

Dangles : Sarkıtmak. Asılıp sallanmak. Sarkmak. Asıp sallamak. Sarkma. Asılı tutmak. Asılı durup sallanmak. Sallamak. Sallanmak.

Pick at : Lokmalarla oynamak. Zorla yemek. Kusur bulmak. Gıdım gıdım yemek. Yemeği didiklemek. Mızmızlanarak yemek. Burnunu sokmak. Karışmak. Çok az yemek.

Agonise : Acı vermek. İşkence görmek. Kıvrandırmak. İşkence çekmek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). Acı çektirmek. Istırap çekmek. Mücadele etmek. Acı çekmek.

Jerk : Kasılma. Sarsmak. Sarsıntı. İtmek. Ani hareket. Kola makinesi. Aniden çekmek. Almak. Titremek. Aşağılık kimse.

Be at war with : Savaş halinde olmak. Mücadele etmek.

Tow boat : İtici römorkör. Romorkör tekne.

 

Go after : Kovalamak. Peşinde koşmak. Peşinde olmak. Takip etmek. Kazanmaya çalışmak. İzlemek. Yakalamaya çalışmak. Peşinden koşmak. Peşinden gitmek.

Tug synonyms : flounder around, be in the race to stay, be occupied with doing, go for, drag away, haulage, draw in, tugboats, drag, dragging, endeavored, tractive, abided, pull in, attach oneself to, tugged, accite, abrook, towboats, drawlers, draws, haulages, be suspended, pull on, drifted, eaten away, attacked, pulling, hang, exert oneself, tugs, allured, traction.

Tug zıt anlamlı kelimeler, Tug kelime anlamı

Repel : Tiksindirmek. Defetmek. İtici gelmek. Geri püskürtmek (düşmanı). Geçirmemek. İğrendirmek. Kovmak. İtelemek. Püskürtmek. Geri püskürtmek.

Push : İtelemek. Çaba harcamak. İtmek. Basmak (düğme vb'ne). Kakmak. Devam etmek. Yürütmek. Uyuşturucu satmak. Sıkıştırmak. Dürtme.

Tug ingilizce tanımı, definition of Tug

Tug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pull or draw with great effort. As, to tug a loaded cart. A supreme effort. To tow. To pull with great effort. As, to tug at the oar. A pull with the utmost effort, as in the athletic contest called tug of war. To draw along with continued exertion. To tug a ship into port. To strain in labor. To haul along. To tug against the stream.