Catalogues türkçesi Catalogues nedir

Catalogues ile ilgili cümleler

English: Where can I go to buy art books and catalogues?
Turkish: Sanat kitapları ve kataloglar satın almak için nereye gidebilirim?

Catalogues ingilizcede ne demek, Catalogues nerede nasıl kullanılır?

Catalogue of items : Parça listesi. Nesnelerin envanteri.

Astrometric catalogue : Gök katalogu. Astrometrik katalog. Yıldızların, gezegenlerin uzaklık, parlaklık vb. değerlerini bir düzene göre veren kitap.

Card catalogue : Kartotek. Fiş usulü dosya. Kart fihristi. Kart kataloğu.

Film catalogue : Film sıralağı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmleri öbür filmler arasında ya da bir filmdeki çekimleri öbür çekimler arasında kolayca bulmak amacıyla yönetmen, yapımcı, yapımevi, uygulamanlar, oyuncular, konu, içerik, tür, vb. yönlerden sıralamalar yapılarak gerçekleştirilen dizelge.

Fundamental catalogue : Temel katalog. Yıldızların konsayılarını, parlaklık ve uzaklık gibi temel öğelerini topluca veren cetveller kitabı.

Alphabetic catalog : Abecesel katalog. Yazar, kitap adı, çeviren, resimleyen vb. için çıkarılan fişlerin abece sırasıyle düzenlenmesiyle oluşan katalog.

Cataloguer : Katalogçu. Kataloglayan kimse. Ayrıntılı bir liste yapan kimse. Katalogcu.

 

Cataloguers : Katalogcular. Kataloglayan kimse. Katalogçu. Ayrıntılı bir liste yapan kimse.

Mail catalogue : Posta ile alışveriş katalogu. Posta ile alışveriş kataloğu.

Alphabetico classed catalog : Konu fişlerinin tek bir abecesel düzende olması yerine, belli birtakım anabölümlere ve her bölüm içinde de daha alt bölümlere ayrılan ve bunların kendi içlerinde abecesel sıraya konulmasıyle oluşan katalog. Abecesel sınıflamalı katalog.

İngilizce Catalogues Türkçe anlamı, Catalogues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catalogues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Separate : Tek başına olan. Ayrıbasım. Ayrıştırmak. Bireysel. Dağılmak. Yollarını ayırmak. Müstakil. Kopmak. Ayrı yaşamak.

Pattern book : Numune defteri. Model kitabı. Model defteri.

Inventorying : Döküm. Depo. Demirbaş eşya çizelgesi. Envanter. Sayımca. Envantere işlemek. Kaydetmek. Envanterini yapmak. Sayım.

Sort out : Sınıflandırmak. Düzeltmek. Aydınlatmak. Seçip ayırmak. Ayıklamak. Açıklığa kavuşturmak. Seçip ayıklamak. Aydınlığa kavuşturmak. Işık tutmak. Problemi çözmek.

Vistas : Bakış açısı. Dehliz. Manzara. Hayaller silsilesi. Özellikle ağaçlar arasından uzun ve dar manzara. Koridor. Vizyon. Perspektif. Görünüm.

Action : Etki. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Devinim. İs. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Hareket. Çalışma şekli. Savaş. Faaliyet. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç.

 

Vista : Uzak manzara. Perspektif. Manzara. Bakış açısı. Görünüm. Koridor. Hayaller silsilesi. Vizyon. Özellikle ağaçlar arasından uzun ve dar manzara.

Inventory : Döküm. Bir tecim kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarını ve genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını nicelikleri ve değerleriyle tüm ayrıntılı olarak gösteren sayım çizelgesi. Demirbaş eşya çizelgesi. Envanterini yapmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Envanter. Sayım çizelgesi. Stok. Belirli bir dönemin başında veya sonunda bir işletmenin varlıkları ile borçlarının sayılması ve hesaplanması sonucunda elde kalan miktar veya değerlerin saptanması. bk. stok.

Indices : Gösterge. İşaret. Endeksler. İbre. İndeksler. Yasak kitaplar listesi. İndeks.

Listing : Kaydetme. Kote etme. Liste. Bayılma. Dizelgeleme. Kayıt. Listeleme. Ambalaj listesi. Maddeleme. Fiyat koyma.

Catalogues synonyms : seed catalog, parts catalogue, library catalog, seed catalogue, library catalogue, parts catalog, chain of events, assort, beadrolls, plot, classify, catalog, beadroll, discography, sort, indexes, inventoried, catalogs, class, catalogue, list, consecution, index.