Vistas türkçesi Vistas nedir

Vistas ingilizcede ne demek, Vistas nerede nasıl kullanılır?

Vista shot : Toplu çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çok uzak çekim. Bir yerin uzaktan çevrilmiş görüntüsünü veren çekim.

Alta vista : İowa eyaletinde şehir. Çok güçlü bir internet arama motoru (internet). Kansas eyaletinde şehir.

Vista : Perspektif. Manzara. Özellikle ağaçlar arasından uzun ve dar manzara. Koridor. Olaylar dizisi. Hayaller silsilesi. Vizyon. Uzak manzara. Bakış açısı. Görünüm.

Vistarama : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Abd'de geliştirilen bir geniş görüntülük işlemi. Vistarama.

Vistavision : Vistavizyon.

Vistula : Vistül.

Activists : Eylemci.

Navistar : Navistar ınternational tarafından tasarlanan yada navistar ınternational'a ait.

Atavist : Atacı.

Navistar international : Şirketlerinin otomobil üretimi ve finans sektöründe faaliyet gösterdiği holding şirketi. Navistar uluslararası şirketi. İllinois merkezli amerikan şirketi.

İngilizce Vistas Türkçe anlamı, Vistas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vistas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aspect : Tavır. Tek yanı. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü. Hal. Yüz ifadesi. Cephesi. Açı. Bakım. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları.

Perspective : Perspektif (resimde). Bir gözlemcinin, gözlediği olaya bakış açısı ya da olaylar karşısındaki konumu. Geniş bakış açısı. Bakımlık. Açı. Görünge. Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Derinlik. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik.

Lookout : Arayış. Sakınmak. Kollama. Ümit. Nöbetçi. Bekleme. Gözetleme yeri. Sorun. Gözetleme. Gözetleyici.

Gallery : Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ucuz balkon. Eski yapı büyük sinema salonlarının en üstünde, bütün balkonlardan sonra yer alan balkon. Tünel. Sanat galerisi. Galeri. «shakespeare sahnesi» denilen, elizabeth dönemi halk tiyatrolarının sahne üstüne rastlayan balkonlu alan; burası yerine göre balkon, sur üstü, tepe vb. yerler için kullanılırdı. 2-sahnenin üst bölümü. Sergi. Lağım.

Panorama : Toplu görünüm. Panorama. Çevrenin kesintisiz manzarası. Şehrin uzaktan genel görünümü. Çevre görünüş. Çevrinme resmi. Genel görünüş. Geniş görünüm.

Cloistering : Kapanmak. Ayırmak. Manastır. Kapalı geçit. Manastıra kapamak. Manastıra kapatmak. Tecrit etmek. İnzivaya çekilmek. Kemerli yol.

Line of sight : Gözlem hattı. Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Görüş hattı. Açık görüş hattı. Görüş mesafesi. Gez-arpacık mesafesi. Bakış doğrultusu. Nişan çizgisi.

Landscapes : Manzara resmi. Bahçeyi düzenlemek. Kır manzarası. Havali manzarası. Çevreyi güzelleştirmek. Bahçe düzenlemek. Peyzaj. Araziyi düzenlemek. Belirli bir bölgenin sunduğu doğal görüntü.

 

Line of vision : Görüş hattı. Görüş çizgisi.

Halls : Salon. Yurt. Antre. Hol. Konak. Kabul salonu. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Yemekhane.

Vistas synonyms : appearances, arriving, gallerying, catalogs, standpoint, passageway, action, attitude, complexions, vantage point, scene, standpoints, optical, cloisters, hallway, complexion, bellevue, scenery, viewpoint, mien, ocular, plot, corridors, aspects, galleries, consecution, passage, vista, hallways, prospects, sceneries, vestibules, configuration.

Vistas zıt anlamlı kelimeler, Vistas kelime anlamı

Proximal : Yakınsal. Merkeze yakın olan. Yakın olan. Yakın. Organın bağlanma noktasına yakın. Bir noktaya doğru. Bir organizmanın orta eksenine ya da organizmanın herhangi bir parçasının bir bağlantı noktasına göre yakın olan bölgesi. Proksimal.

Dispensable : Elzem olmayan. Vazgeçilebilir. Olmasa da olabilir. Gözden çıkarılabilir. Mazur görülebilir. Önemsiz. Gereksiz. Ehemmiyetsiz. Zorunlu olmayan.