Line of vision türkçesi Line of vision nedir
- Görüş hattı.
- Görüş çizgisi.
- Bakış açısı.
Line of vision ingilizcede ne demek, Line of vision nerede nasıl kullanılır?
Line : İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Astar kaplamak. Çizgi çizmek. Sürütme oltaları. İçini kaplamak. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Doldurmak. Çizmek. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi.
Of : -den övünerek bahsetmek. -in. -den. Den. -nin. -dan. Li. Hakkında. In. -li.
Vision : Tasavvur. Görüş. Hayal gibi görmek. Görme. Görü. Işığın, gözün ağkatmanını uyarmasıyla başlayan ve görme işlemiyle bilinçlenen dirimbilimsel süreçler dizisi. Hayal gücü. Yaratıcılık. Görme gücü. Vizyon.
Line of business : İş kolu. İş türü. Ana iş dalı. Meslek. Ticari faaliyet dalı. İşkolu. Ticaret branşı. İş hattı. Belirli ticari iş türü. İş alanı.
Line of centres : Merkezler eğrisi. Merkezler doğrusu.
Line of least resistance : En kolay yol.
Line of nodes : İniş ve çıkış düğüm noktalarını birleştiren doğru. Düğümler çizgisi.
Line of sight : Görüş mesafesi. Nişan çizgisi. Görüş hattı. Açık görüş hattı. Bakış doğrultusu. Bakış açısı. Gözlem hattı. Gez-arpacık mesafesi. Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu.
Acted in the line of duty : Görevi gereği hareket etti. Görevini yerine getirdi.
Line of demarcation : Sınır çizgisi. Sınır. Yetki sınırı.
İngilizce Line of vision Türkçe anlamı, Line of vision eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Line of vision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Feeling : Şefkat. Dokunum. Duyma. Sezgi. Gibi gelme. İzlenim. Hassas. Hassasiyet. Kanı.
Vantage point : Stratejik nokta. Gözetleme için uygun olan yer. Avantajlı yer. Geniş görüş sağlayan nokta.
Point of view : Görüş noktası. Cihet. Bakım. Açı. Görüş açısı. Noktainazar. Görüş.
Viewpoint : Görüş açısı. Bakış noktası. Görüş. Görüş noktası. Nokta-i nazar. Bakım. Telakki. Manzara noktası.
Contention : Münakaşa. Kavga. İddia. Görüş. Müsabaka. Tartışma. Çekişme. Yarışma. Mücadele.
Perspective : Görünge. Geniş bakış açısı. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Açı. Derinlik. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Bakımlık. Görünüm. Bir gözlemcinin, gözlediği olaya bakış açısı ya da olaylar karşısındaki konumu.
Outlooks : Görüş. Hedefleme. Görüntü. Görünüm. Bakış. Tahmin. Görüş tarzı. Seyredilen yer. Görünüş.
Audience sight line : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir sinema salonunda koltukta oturan olağan boyda izleyicinin gözünden görüntülüğe inen dikme.
Stances : Hal. Görüş. Vaziyet. Duruş (biçimi). Tutum. Durum. Duruş. Bazı oyunlarda vücudun duruşu.
Standpoints : Görüş. Görüş noktası. Görüş açısı.
Line of vision synonyms : standpoint, attitude, los, line of sight, angle, sight line, bearing line, outlook, sightliness, stance.

Bu kısımda Line of vision kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Line of vision ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Line of vision anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Line of vision ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.