Catch a train türkçesi Catch a train nedir

  • Trene binmek.
  • Zamanında treni yakalamak.

Catch a train ile ilgili cümleler

English: They are all in a hurry to catch a train.
Turkish: Trene yetişmek için hepsi acele ediyor.

Catch a train ingilizcede ne demek, Catch a train nerede nasıl kullanılır?

Catch : Basmak. Yakalanmak. Tokat atmak. Ansızın bulmak. Anlamak. Aldatmaca. Top tutma. Enselemek. Cezbetmek. Avlamak.

A : Amperin simgesi. La (müzik terimi). Pek iyi. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Bir.

Train : Dizi. Kervan. Maiyet. Yetiştirmek. Sıra. Kuyruk (elbise, kus, yildiz). Eğitmek. Eğitime tabi tutmak. Terbiye etmek. -e nişan almak.

Catch a bus : Otobüsü yakalamak. Otobüsle gitmek. Otobüsle seyahat etmek. Otobüse binmek.

Catch a chill : Soğuk almak. Üşütmek.

Catch a weasel asleep : Gelinciği uyurken yakalamak. Bir insanı çok dikkatli ve tetikte bulmayı umarken onu kafası öne arkaya sallanırken ve gardı düşmüş şekilde bulmak.

Catch at : Aniden yakalamaya çalışmak. Birden kapmak.

Catch all : Öteberi torbası. Malzeme torbası. Şerbet tutucu.

Catch as catch can : Güreş türü. Serbest güreş. Kıran kırana. Yakalayabilirsen yakala.

Catch an infection : Enfeksiyon almak. Mikrop kapmak. Enfeksiyon kapmak. Yakalanmak.

 

İngilizce Catch a train Türkçe anlamı, Catch a train eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catch a train ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entrained : Trene yüklemek. Trene yüklenmiş. Trene bindirilmiş. Katılmış. Trene bindirmek. Trene binmiş.

Entrains : İlave etmek. Trene bindirmek. Eklemek. Sürüklemek. Trene yüklemek. Katmak. Alıp götürmek.

Ride in a train : Trenle gitmek.

Entraining : Trene bindirmek. Trene binme. Askerleri trene bindirme. Arkadan çekme. Trene bindirme. Trene yüklemek.

Entrain : Eklemek. Sürüklemek. İlave etmek. Trene bindirmek. Trene yüklemek. Katmak. Alıp götürmek.

Get on : Binmek. Anlaşmak. Yaşlanmak. Geçinmek. Kötü gitmemek. Bindirmek. Giymek. Olmak (belirli bir şekilde). Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi).

Catch a train synonyms : board the train.