Caught in flagrante türkçesi Caught in flagrante nedir

  • Bir suç işlerken keşfetme.
  • Bir suç işlerken ortaya çıkarma.

Caught in flagrante ingilizcede ne demek, Caught in flagrante nerede nasıl kullanılır?

Caught : Gafil avlamak. Yakalanmak. Vurmak. Kapmak. Tutuşmak. Tutmak. Baskın yapmak. Sıkışmak. Tokat atmak. Edinmek (alışkanlık).

In : Da. Mevsimi gelmiş. İçinde. İçeri doğru yönelen. Halinde. Tutulan. Çok moda olan. İktidardaki. İçeri. Dahili.

Flagrante : Flagrante delicto teriminden (suç üstü, işlenen fiilin veya suçun henüz başında).

Caught in : Kapana kıstırma. Tuzağa düşürme.

Caught in the act : Cürmümeşhut. Cürmü meşhut halinde yakalanmış. Suçüstü yakalanmış.

Get caught in the middle : İki ateş arasında kalmak.

Be caught in the middle : İki ateş arasında kalmak.

Caught in the very act : İş üstünde yakalanma. Bir şuç işlerken anlama yada kavrama.

Be caught in a quagmire : Batağa saplanmak. Çıkmazda olmak. Bataklığa saplanmak.

Was caught in the trap : İşbaşında basıldı. Tuzakla yakalandı. Tuzağa girdi ve kaçamadı. Tuzağa takıldı. Suçüstü yakalandı.