Caught in türkçesi Caught in nedir

  • Tuzağa düşürme.
  • Kapana kıstırma.

Caught in ile ilgili cümleler

English: Ali got caught in a traffic jam.
Turkish: Ali bir trafik sıkışıklığında yakalandı.

English: A fox was caught in the snare.
Turkish: Kapanda bir tilki yakalandı.

English: A baby rabbit had been caught in a trap.
Turkish: Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.

English: He has never really got over malaria he caught in the East during the war.
Turkish: Savaş sırasında Doğuda yakalandığı sıtmayı asla gerçekten atlatamadı.

English: Ali was caught in the rain and his new suit got ruined.
Turkish: Ali yağmura yakalandı ve yeni takım elbisesi mahvoldu.

Caught in ingilizcede ne demek, Caught in nerede nasıl kullanılır?

Caught : Maruz kalmak. Cezbetmek. Yakalamak. Edinmek (alışkanlık). Bulaşmak. Takılmak. Yakalanmış. Gafil avlamak. Tutuşmak. Basmak.

In : İktidardaki. İçeriye. Gelmiş olan. Dahili. Çok moda olan. Halinde. De. Olarak. Mevsimi gelmiş. İç.

Caught in flagrante : Bir suç işlerken keşfetme. Bir suç işlerken ortaya çıkarma.

Caught in the act : Suçüstü yakalanmış. Cürmümeşhut. Cürmü meşhut halinde yakalanmış.

Caught in the very act : Bir şuç işlerken anlama yada kavrama. İş üstünde yakalanma.

Be caught in a quagmire : Batağa saplanmak. Bataklığa saplanmak. Çıkmazda olmak.

 

Be caught in a cleft stick : Çıkmaza düşmek. Açmaza sürüklemek. Açmaza girmek. Açmaza düşmek. Açmaza getirmek.

İngilizce Caught in Türkçe anlamı, Caught in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caught in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entrapments : Çekicilik. Albeni. Şaşırtma. Kapana kısılma. Kısılma. Caziplik. Tutulma. Kaptırma. Tuzak.

Ensnarement : Tuzağa düşme. Yakalama. Tuzağa yakalanma. Çekicilik. Yakalanma.

Enmeshment : Karmaşıklık. Yakalama. Cezbetme. Dolaşıklık. Ağ gibi sarma. Ağa düşürme. Kapma.

Circumvention : Sahtekarlık. Atlatma. Hilecilik. Aldatma. Hile. Kanunun boşluklarından yararlanma. Önleme. Atlatıp kurtulma. Desise.

Entrapping : Şaşırtma. Ayartmak. Yakalama. Tuzağa düşürmek. Yakalamak.

Ensnaring : Yakalama. Kapanla yakalamak. Kapana kıstırmak. Tuzağa düşürmek.

Trapping : Bir atın süslü örtüsü. Tuzak kurma. Deal yapma. Kesiliyor. Tuzaklama. Eyer örtüsü. (spor) oyuncunun topu ayağı ile sürdüğü veya vücudu ile örttüğü oyun kuralı ihlali. Tuzak. İzleme. Yakalama.

Entoiling : Şaşırtma. Yakalama.

Circumventions : Atlatma. Hile. Aldatma. Atlatıp kurtulma. Sahtekarlık. Desise. Önleme. Hilecilik. Kanunun boşluklarından yararlanma.

Caught in synonyms : catch in, entrapment, ensnarements, enmeshments.