Cause variable türkçesi Cause variable nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Bağımsız değişken.
  • Neden değişkeni.
  • Sebep değişkeni.

Cause variable ingilizcede ne demek, Cause variable nerede nasıl kullanılır?

Cause : Meydan vermek. İlke. Neden olmak. Sebeb. Amaç. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Neden. Yol açmak. Dava.

Variable : Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcı değişken, bağımlı değişken. Uyuşmazlık. Örneğe ait bir veri seti için herhangi bir değeri taşıyabilen nicel değer. her birey için sabit, belli bir değer. Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. değişik değerler alabilen (nicelik). ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad. Değişken. Kararsız. Çelişki. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Değişken nicelik. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Cause a bedlam : Kızılca kıyamet koparmak. Karışıklık çıkarmak.

Cause a disturbance : Huzursuzluk yaratmak. Karışıklık çıkarmak. Karışıklığa neden olmak.

 

Cause a headache : Başını ağrıtmak. Baş ağrısına neden olmak.

Cause a loss : Zarara sebebiyet vermek. Zarar vermek. Zarara neden olmak.

İngilizce Cause variable Türkçe anlamı, Cause variable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cause variable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Batın. Karın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde).

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Independent variable : Önceden tanımlanmış olan ve bağımlı değişkenlerin değerini belirleyen değişken veya faktör.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha. Kesimevi.

 

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Cause variable synonyms : abamectin, abdominal ovariectomy, abdominal distention, a crochordon, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, a band.