Ceased türkçesi Ceased nedir

Ceased ile ilgili cümleler

English: At last, they ceased working.
Turkish: Nihayet, çalışmayı sona erdirdiler.

English: The enemy attack ceased at dawn.
Turkish: Düşman saldırısı şafakta sona erdi.

English: It has ceased raining.
Turkish: Yağmur durmuştu.

English: Fish have ceased to live in this river.
Turkish: Balık bu nehirde yaşamayı bıraktı.

English: The enemy's attack ceased at dawn.
Turkish: Düşman saldırısı şafakta durdu.

Ceased ingilizcede ne demek, Ceased nerede nasıl kullanılır?

Ceased to exist : Mevcudiyetine veya yaşamına son verilme. Nesli tüketilme. Artık var olmama. Söndürülmüş olma.

Deceased : Maktul. Ölmüş. Müteveffa. Rahmetli. Ölü. Muris. Merhum.

Deceased father : Rahmetli baba.

Deceased mother : Rahmetli anne.

Deceased person : Ölmüş kimse. Merhum. Vefat etmiş kimse. Artık yaşamayan kimse.

Cease fire violation : Ateşkes ihlali.

Cease fire line : Ateşkes hattı. Ötesinde düşmanca faaliyetlerin askıya alındığı hat.

Cease and desist order : Yapı tatil tutanağı. Faaliyetten men. Haksız uygulamayı durdurma emri (hukuk terimi). Bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir. Haksız uygulamayı durdurma emri.

 

Surceased : Bitme. Kesilmek. Durmak. Ara vermek. Arkası kesilmek. Kesilme. Bitmek. Ara.

Cease fire : Ateşkes. Ateş kesmek. Silah bırakmak.

İngilizce Ceased Türkçe anlamı, Ceased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ceased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry through : Gerçekleştirmek. Başarmak. Sonuca ulaştırmak. Yerine getirmek. Üstesinden gelmek. Tamamlamak. Yüreklendirerek desteklemek.

Discontinue : Kullanımdan kalkmak. Ara vermek. Devam etmemek. Arkası kesilmek.

Call it off : Bir ilişkiyi bitirmek.

Baulked : Ayak diremek. İnat etmek. İnatla yürümemek. Engellemek. Kaçınmak. Duraksamak.

Back : Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Önce. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Alt tahta. Arka. Arkasını imzalamak. Geriye. Geçmişte. Art. Ayak arkası.

Be left over : Artakalmak. Artmak. Elde kalmak.

Boffs : Vurmak. Osurmak. Seks yapmak. Çarpmak. Yellenmek. Kusmak. Birini götürmek. Gaz çıkarmak.

Arrest : Arrest. Bloke etmek. El koymak. Götürmek. Gelen kimse. Varış. Yakalama. Çekmek.

Baulking : Ket. Engellemek. İnat etmek. İnatla yürümemek. Duraksamak. Ayak diremek. Engel. Kaçınmak. Sürülmemiş tarla.

Cease to exist : Varlığına son vermek. Artık var olmama. Söndürülmüş olma. Mevcudiyetine veya yaşamına son verilme. Nesli tüketilme.

Ceased synonyms : occurrent, pull the plug, become, passes, drop, aborts, happening, abstention, boff, curdled, quit, blow the whistle on, abidden, passing off, abide, amputates, accomplish, abstentions, close down, back away, come to a halt, abort, call a halt to, stop, example, be out of something, lay off, abdicating, blow over, carry out, adore, bed, assuages.

 

Ceased zıt anlamlı kelimeler, Ceased kelime anlamı

Continue : Uzamak. Olagelmek. Devamı gelmek. Kalmak. Devam ettirmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sürmek. Devam etmek. Sürdürmek. Ertelemek.

Begin : Önayak olmak. Adım atmak. Atılmak. Vücut bulmak. Doğmak. Girişmek. Meydana gelmek. Start almak. Çığır açmak. Start vermek.