Cements türkçesi Cements nedir

Cements ile ilgili cümleler

English: I brought reinforcements.
Turkish: Takviye kuvvetler getirdim.

English: I've got a couple of announcements to make.
Turkish: Yapacak birkaç duyurum var.

English: Ali said he wasn't going to make any announcements.
Turkish: Ali herhangi bir duyuru yapmayacağını söyledi.

English: The commander called reinforcements up.
Turkish: Komutan, takviye kuvvetlerini çağırdı.

Cements ingilizcede ne demek, Cements nerede nasıl kullanılır?

Advancements : Yükselme. Gelişme. Terfi. İlerleme.

Amercements : Para cezasına çarptırma. Para cezası verme. Ceza tutarı. Para cezası. Para cezasına mahkumiyet.

Announcements : Haber (radyo ve televizyon terimi). Duyurma. İlan etme. Duyuru. İlan. Bildirme. Anons. İlanlar. Bildiri.

Automatic replacements : Otomatik değiştirmeler.

Commencements : Başlangıç. Diploma töreni. Başlama. Bidayet.

Enhancements : Artırılma. Artırma. Artış.

Divorcements : Evliliği sona erdirme. Ayrılma. Boşanma.

Emplacements : Yerleştirme. Yere koyma. Yerleşme. Mevzilenme. Top platformu.

Enticements : Çekici ancak tehlikeli şey. Ayartma. Çekicilik. İkna. Kandırma. Baştan çıkarma. Cazibe.

Denouncements : İhbar etme. İptal duyurusu. Eleştiri. Kehanet. Kınama. İfşa. Jurnalcılık. Suçlama. Fesih. İhbar.

 

İngilizce Cements Türkçe anlamı, Cements eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concretes : Katılaşmak. Somut. Beton. Beton betonlamak. Somutlaştırmak. Donmak. Sertleşmek. Somut varlık. Katılaştırmak.

Clenches : Kavramak. Yummak (yumruk). Kenetlemek. Sıkıca yakalamak. Sıkmak. Tutmak. (diş veya yumruk) sıkmak. Perçinlemek. Yapışmak.

Establishes : Yerleştirmek. Kanıtlamak. Oluşturmak. Yapmak. Saptamak. Doğruluğunu ortaya koymak. Kabul ettirmek. Tanıtmak. Tesis etmek. Koymak.

Cemented : Çimento ile kaplanmış. Çimentolanmış. Yapışık. Çimento ile doldurulmuş.

Compact : Sıkıca paketlenmiş. Özlü. Kısa. Küçük otomobil. Küçük. Pudra kutusu. Kompakt. Az yer kaplayan. Sıkıştırmak. Pudriyer.

Appose : Yakına koymak. Yan yana koymak.

Agglutinate : Yapışan. Bitiştirmek. Bitişimli. Bileştirmek. Tutkallamak. Bitişken. Yapışkan. Birleştirmek.

Cement : Filmin yapıştırılmasında kullanılan sıvı yapıştırıcı. Tutkal. Birleştirmek. Zamk. Beton ile kaplamak. Macun. Sement. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Afforce : Desteklemek. Kuvvetlendirmek.

Bond : Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Kefil olmak. İlişki. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Tahvil. Tutturmak. Birleşmek. Hoşlanma. Bono.

 

Cements synonyms : hydraulic cement, bind, battened, attach, confirm, adhibit, apposing, entrench, entrenches, establish, confirms, corroborate, portland cement, buoy, batten, consolidates, brace, amplifies, consolidate, consolidating, affix, compacts, amplify, agglutinates, mortar, buttress, bonding, attaches, corroborates, building material, battening, agglutinating, concrete.

Cements zıt anlamlı kelimeler, Cements kelime anlamı

Unbind : Gevşetmek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Çözmek. Bağı çözmek. Bağını çözmek. Ciltten çıkar. Açmak. Bağlantı çözmek.

Unfasten : Açılmak. Çözmek. Koyuvermek. Çözülmek. Gevşetmek. Açmak. Gevşemek.