Centralisers türkçesi Centralisers nedir

Centralisers ingilizcede ne demek, Centralisers nerede nasıl kullanılır?

Centraliser : Merkezleyici.

Centralise : Merkeze bağlanmak. Yoğunlaşmak. Merkezleşmek. Merkeze bağlamak. Merkezleştirmek. Merkez noktasına doğru çekmek. Merkezileştirilmek. Bir yerde toplamak. Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Merkezde toplamak.

Centralised : Merkeze doğru çekilmiş veya merkezi otoritenin altında yer almış (ayrıca 'centralized'). Merkezi. Ortalanmış. Özekselleştirilmiş. Merkezleştirilmiş. Merkezde bulunan. Merkezileştirilmiş. Yansızlaşmış.

Centralises : Merkezileştirilmek. Merkez noktasına doğru çekmek. Merkezleştirmek. Yoğunlaşmak. Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Bir yerde toplamak. Merkeze bağlamak. Merkezleşmek. Merkeze bağlanmak. Merkezileştirmek.

Decentralise : İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. (ayrıca decentralize). Yetki dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. Ademi merkeziyet sistemi kurmak.

Canaliculus centralis : Kompakt kemik dokusu içerisinde kemiğin uzun eksenine paralel yerleşen daire biçimindeki kanalcıklar. kan damarları ve sinir sonları bulunan havers kanalları besin maddelerinin difüzyonla bir osteositten diğerine çok ince kanalcıklarla iletilmesine yardımcı olur. Havers kanalları.

 

Flexura centralis : Fleksura sentralis. Geviş getirenlerde colon ascendens’in gyri centrifugales ile gyri centripetales arasındaki kıvrımı.

Canalis centralis : Omuriliğin ortasında boydan boya uzanan ve önde ventriculus quartus'a açılan kanal. Kanalis sentralis.

Centralisation : Konsantrasyon. Yoğunlaşma (ayrıca centralization). Yürütme erkinin bir ülkenin başkentinde alakonulmasını, yerel yönetim birimlerine vargı özerkliği tanımamayı, gerektiren yönetim anlayışı. bu anlayışın başat olduğu bir yönetim biçimi. Özekselleştirim. Özeksel yönetim. Bir ülkede nüfusun, ekonomik ve toplumsal etkinliklerin, ekin kuruluşlarının tek bir özekte toplanma eğiliminin yaratılması ve güçlendirilmesi yönünde benimsenen dizgeli yönelti. Merkezcilik. Merkezileştirilme. Merkezileştirme. Merkeziyet yöntemi.

Centralis : Santralis. Merkezde (merkezi olarak yerleşmiş yapılar gibi). (tıp'ta kullanılan terim) merkezi.

İngilizce Centralisers Türkçe anlamı, Centralisers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centralisers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Workholder : Boruyu lokmaların merkezinde tutan parça.

Centralizers : Düzenleyici. Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey. Organizatör.

Concentrate : Konsantre olmak. Azotsuz öz madde. Deriştirmek. Derişik madde. Konsantre. Yoğun madde. Bir noktaya toplamak. Toplanmak. Derişmek.

Modify : Biraz değiştirmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Nitelemek. Değiştirme. Hafifletmek. Değiştirmek. Azaltmak. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişmek.

 

Change : Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Bozmak. Değişmek. Üzerini değişmek. Değişime uğratmak. Değişikliğe gitmek. Haline gelmek. Değiş tokuş etmek. Değiştirmek. Aktarmak.

Centralizer : Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey. Organizatör. Düzenleyici.

Alter : Kısırlaştırmak. Değişiklik geçirmek. Hadım etmek. Başkalaşmak. Hadım etmek (hayvan). Değişmek. Başka türlü olmak. Değişim geçirmek. Evirmek.

Centralized : Merkezileştirilmiş. Merkezleştirmek. Ortalanmış. Yansızlaşmış. Merkezleşmek. Merkeze bağlanmak. Özekselleştirilmiş. Merkezde toplamak. Merkezleştirilmiş. Merkezi.

Centralize : Merkezleştirmek. Merkeze bağlamak. Merkezileştirmek. Merkezileştirilmek. Merkezileşmek. Bir yerde toplamak. Merkezde toplamak. Merkezleşmek. Merkeze bağlanmak.

Centralisers synonyms : centraliser.

Centralisers zıt anlamlı kelimeler, Centralisers kelime anlamı

Decentralized : Ademi merkezi. Dağınık. Merkezden çekilmiş (ayrıca 'decentralised'). Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Merkezde olmayan. Merkezi olmayan. Paylaştırılmış. Yerinden yönetimli. Merkezsizleşmiş. Merkezsizleştirilmiş.

Decentralise : Sorumluluğu dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. (ayrıca decentralize). İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Yetki dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak.

Decentralize : Yetki dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak.

Centralisers antonyms : deconcentrate.