Centrosome türkçesi Centrosome nedir

  • Hücrenin stoplazmasının bir parçası (biyoloji terimi).
  • Işık mikroskobu ile çekirdeğin yakınında görülen ve sentrosfer ile sentriyolden oluştuğu ifade edilen yapı.
  • Sentrozom.
  • Santrozom.
  • Bölünme odağı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Centrosome ingilizcede ne demek, Centrosome nerede nasıl kullanılır?

Centrosoma : Santrozom. Sentrozom.

Centrosomic : (biyoloji) sentrozomla alakalı (hücrenin stoplazmasının bir parçası).

Centrosphere : Dünyanın merkezi. Dünyanın orta kısmı. Sentrosfer. Şık mikroskobunda sentriyol ile çevresinde görülen bölge. iki yapı bir arada sentrozomu meydana getirmektedir. Santrosfer. Hücre çekirdeğinin yanındaki alan (biyoloji terimi).

Centrostaltic : Santrostaltik.

Centrobaric : Ağırlık merkezine sahip olan.

Centroidal : Merkezi nokta ile alakalı.

Centrogram : Ortaç çizge. Bölgesel ve yerel çevrebilim incelemelerinde kullanılan ve belli bir ortaca göre alansal özelliklerin dağılımını çizimle göstermek üzere çizinölçüm ve sayımbilim işlemlerini birleştiren yordam.

Centroid method : Merkezi yöntem.

Centroidal axis : Merkez eksen.

Centrography : Ortaç çizge. Bölgesel ve yerel çevrebilim incelemelerinde kullanılan ve belli bir ortaca göre alansal özelliklerin dağılımını çizimle göstermek üzere çizinölçüm ve sayımbilim işlemlerini birleştiren yordam.

 

İngilizce Centrosome Türkçe anlamı, Centrosome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centrosome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Centriolum : Hücre bölünmesinde görülebilen ve esas yapısından sentroplazmanın biçimlendiği ipliksel organel. çekirdeğe yakın bölgede hücre merkezini oluşturur.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Centrosome synonyms : central body, cytol, centrosoma, abo blood groups system, a site, abacus bodies, cytoplasm, a cell, a cells, aardwolf, abiotic environment, aardvarks.

Centrosome ingilizce tanımı, definition of Centrosome

Centrosome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A peculiar rounded body lying near the nucleus of a cell. It is regarded as the dynamic element by means of which the machinery of cell division is organized.