Chanters türkçesi Chanters nedir

  • İlahici.
  • Şarkıcı.
  • Bir gaydanın melodi düdüğü.
  • Monoton bir sesle ilahi söyleyen kimse.

Chanters ingilizcede ne demek, Chanters nerede nasıl kullanılır?

Enchanters : Büyücü.

Chanter : Şarkıcı. Gayda borusu.

Chanterelle : Tiz teli. Sarı renkli bir tür mantar. Horoz mantarı. Horozmantarı.

Bursa trochanterica : Bursa trokanterika. Atgillerde m. gluteus accessorius'un kirişiyle uyluk kemiğinin trochanter major’u arasında bulunan boşluk.

Enchanter : Büyücü.

Chanted : Monoton bir sesle söylemek. Şarkı söyleme. Şarkı söylemek. İlahi söylemek. Monoton bir melodiyle söylemek. Tezahürat yapmak. Tekrarlayıp durmak. Şarkı söyleyerek kutlamak. Slogan atmak. Terane tutturmak.

Chanteuses : Şantöz. Kadın şarkıcı.

Chantey : Denizci şarkısı. Denizcilerin iş yaparken söylediği ritmik şarkı. Gemi şarkıcısı. Gemici şarkısı. Heyamola şarkısı.

Trochanter : Yuvarlak çıkıntı, döner çıkıntı. böcek ve akarların bacaklarında koksayla femur parçaları arasında kalan küçük bir bölüt. Trokanter. Trohanter. Böcek ve örümceklerin bacaklarında koksa ile femur parçaları arasında kalan küçük bir bölüt. Böceklerde uyluk ve kalçanın birleşim yeri arasında ikinci bacak segmenti (entomoloji). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyluk kemiği yumrusu. Kalça kemiğindeki kasların bağlandığı yer olarak görev yapan çıkıntı (anatomi, zooloji).

 

Chanteuse : Şantöz. Kadın şarkıcı.

İngilizce Chanters Türkçe anlamı, Chanters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chanters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Singers : Şarkıcılar. Aşık. Ötücü kuş. Şantöz.

Text : İncil'den kısa bölüm. Konu. Bilişimsel dilbilim ve bilgi erişimde, doğal dil sözdiziminin bir yazı oluşturacak biçimde, biçim, anlatış ve noktalama imleriyle kullanıldığı, bir uzunluk kısıtlaması öngörülmeksizin, gereken boyda damga dizgisi. Tekst. Yazının aslı. Örü. Metin. Parça. Kitap ya da yazının aslı. İncilden kısa bölüm.

Blether : Abuk sabuk konuşmak. Zırva. Saçmalık. Gereksiz konuşma. Saçma. Saçmalamak. Saçma sapan konuşmak.

Artistes : Saline sanatçısı. Sahne sanatçısı. Dansöz. Şantöz. Aktör.

Intoner : Monoton bir sesle söyleyen kimse. Şarkıya benzer tonlarla söyleyen veya ezberden okuyan kimse. Makamı ile okuyan kimse. Müzik tonları üreten kimse.

Artiste : Dansöz. Şantöz. Aktör. Saline sanatçısı. Sahne sanatçısı.

Vocalist : Vokalist. Okuyucu. Şantör. Şantöz. Seslendirmeci. Voklalist.

Yakety yak : Israrcı konuşma.

Songstress : Kantocu. Şantöz. Kadın şarkıcı.

Musician : Sazende. Müzikçi. Bandocu. Müzisyen. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Çalgıcı.

Chanters synonyms : chin music, yak, prate, section, subdivision, intoners, cackle, idle talk, yack, talk, songsters, vocaliser, sanger, chanter, singer, prattle, songstresses, textual matter, songster, talking.