Charge somebody with something türkçesi Charge somebody with something nedir

Charge somebody with something ingilizcede ne demek, Charge somebody with something nerede nasıl kullanılır?

Charge : Hücum etmek. Yüklemek (enerji veya elektrik). Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Yüklemek. Şarj. Yükümlülük. Vazifelendirmek. Tembihlemek. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.

Somebody : Kimse. Bir kimse. Biri. Birisi. Önemli birisi. Kimisi. Önemli kimse. Bazısı. Şahsiyet.

With : İle beraber. İle. Yanına. Beraberinde. İle ilgili. Sayesinde. Birlikte. Li. -e karşın. Beraber.

Something : Önemli bir şey. Birşey. Falan. Bir şey.

Accredit somebody with something : Hesabına geçirmek.

Acquaint oneself with something : Öğrenmek. Bilgilenmek.

Be cursed with something : Çekmek. Başı belada olmak.

Trust somebody with something : Emanet etmek. Borç vermek.

İngilizce Charge somebody with something Türkçe anlamı, Charge somebody with something eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Charge somebody with something ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuse of : Suçlandırılmak. Zan altına sokulmak. Suçlama altında olmak.

 

Arraigning : Mahkemeye vermek. Kusur bulmak. Mahkemeye çağırmak (sanığı).

Censures : Cezalandırmak. Tenkit etmek. Sertçe eleştirmek. Azar. [#kınama Kınamak]. Eleştirmek. Tekdir. Kınama. Tektir etmek.

Charge : Şarj etmek. Yükümlülük. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Ödetmek. Kredi kartından almak. Ücret. İtham etmek. Hücum etmek. Yüklemek (enerji veya elektrik). Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para.

Arraign : Mahkemeye çağırmak (sanığı). Mahkemeye vermek. Kusur bulmak.

Cast blame on : - için sorumlu tutmak.

Censure : Kınama. Kınamak. Tektir etmek. Eleştirmek. Sertçe eleştirmek. Azar. Tenkit etmek. Tekdir. Cezalandırmak.

Censured : Sertçe eleştirmek. Tekdir. Kınamak. Cezalandırmak. Kınama. Azar. Tektir etmek. Eleştirmek. Tenkit etmek.

Arraigns : Kusur bulmak. Mahkemeye çağırmak (sanığı). Mahkemeye vermek.

Arraigned : Kusur bulmak. Mahkemeye vermek.

Charge somebody with something synonyms : accuse, censuring, bring an accusation against somebody, accuses, blame, blames.