Cheaper türkçesi Cheaper nedir

Cheaper ile ilgili cümleler

English: Do you have any cheaper seats?
Turkish: Daha ucuz koltuklarınız var mı?

English: "That's cheaper than a new hat," Susan answers.
Turkish: "Şu yeni bir şapkadan daha ucuz."diye cevaplar Susan.

English: Do you have any cheaper rooms?
Turkish: Hiç daha ucuz odalarınız var mı?

English: Do you have any cheaper ones?
Turkish: Bunların daha ucuzu var mı?

English: Do you have a cheaper room?
Turkish: Daha ucuz bir odanız var mı?

Cheaper ingilizcede ne demek, Cheaper nerede nasıl kullanılır?

Cheaper than : -'dan göreceli olarak daha ucuz.

Do you have a cheaper one : Daha ucuzu var mı.

Become cheaper : Değerini düşürmek. Değeri düşmek. Ucuzlamak. Ucuzlatmak.

Do you have anything cheaper : Daha ucuz bir şeyleriniz var mı.

Cheapen : Ucuzlatmak. Değerini düşürmek. Ucuzlamak. Değerini kaybetmek. Değer kaybetmek. Değeri düşmek. Alçaltmak. İtibarını düşürmek.

Cheap as chips : Sudan ucuz. Çok ucuz. (argo) toprak kadar ucuz. Aşırı derecede fiyatı düşük.

Cheapens : Ucuzlamak. Değer kaybetmek. Değeri düşmek. İtibarını düşürmek. Alçaltmak. Değerini kaybetmek. Değerini düşürmek. Ucuzlatmak.

Cheapened : Değerini düşürmek. Ucuzlatmak. İtibarını düşürmek. Ucuzlamak. Değeri düşmek. Değer kaybetmek. Değerini kaybetmek. Alçaltmak.

 

Cheapener : Kaliteyi düşüren şey. Ucuzlatan veya fiyatı daha düşük yapan şey.

Cheap as dirt : Sudan ucuz. Bedava.

İngilizce Cheaper Türkçe anlamı, Cheaper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheaper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commonest : Alelade. Bilinen. Park. Adi. Alışılagelmiş. Olağan. Müşterek. Genel. Kaba. Halka açık alan.

Cut price : Tenzilatlı. İndirimli fiyat. Tenzilatlı fiyat. İndirimli.

Cheap : Asan. Ucuzlatmak. Basit. Cimri. Ucuzcu. Kıytırık.

Insolvencies : Ödeme aczi. Ödeme gücünü yitirme. Tasfiye. Aciz hali. Borçları vadesinde ödeyememe durumu. İflas. Borcunu ödeyememe. Pasifi aktifinden fazla.

Feckless : Cansız. Dikkatsiz. Zayıf. Kayıtsız. Sorumsuz. Hünersiz. Düşüncesiz. Elinden iş gelmeyen. Beceriksiz.

Dime a dozen : Herhangi bir yerde ucuza alınabilir. Pahalı olmayan. Beş para etmez. Sürüsüne bereket.

Despicable : Adi. Deni. Alçak. Rezil. Aşağılık. Namert. Hakir. Küçümsenen.

Cheaply : Değersiz biçimde. Ucuza. Ucuzca. Zahmetsizce.

Amateurish : Amatörce. Acemi işi. Acemice yapılan. Beceriksiz. Acemi.

Ignoble : Ayıp. Soysuz. Sütsüz. Onursuz. Şerefsiz. Aşağı tabakadan. Yüz kızartıcı. Rezil.

Cheaper synonyms : side chapel, house of prayer, lady chapel, house of worship, impotents, place of worship, toilless, cheesy, effortless, easier, impuissant, chantry, de minimis, catchpenny, insolvency, bastard, helplessness, easy, common as dirt, commonplace, textual matter, baubling, disvalue, dreck, dimes, section, helpless, easiest, common, boondoggling, dead beat, coarse grained, house of god.

 

Cheaper zıt anlamlı kelimeler, Cheaper kelime anlamı

Disapproval : Kınama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Onaylamama. Kabul etmeme. Beğenmeme. Ayıplama. İtiraz. Uygun görmeme onaylamama. Reddetme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması.

Expensive : Pahalıya mal olan. Pahalı. Masraflı.