Cheapens türkçesi Cheapens nedir

Cheapens ingilizcede ne demek, Cheapens nerede nasıl kullanılır?

Cheapen : Değerini düşürmek. Değeri düşmek. Alçaltmak. Değerini kaybetmek. Ucuzlatmak. Değer kaybetmek. İtibarını düşürmek. Ucuzlamak.

Cheapened : Değer kaybetmek. Değerini kaybetmek. Alçaltmak. Değeri düşmek. Değerini düşürmek. İtibarını düşürmek. Ucuzlamak. Ucuzlatmak.

Cheapener : Kaliteyi düşüren şey. Ucuzlatan veya fiyatı daha düşük yapan şey.

Cheapening : Ederlerde indirim yapma. Değer kaybetmek. Ucuzlamak. Değeri düşmek. Alçaltmak. Ucuzlatma. İtibarını düşürmek. Değerini düşürmek. Değerini kaybetmek.

Cheaper : Değersiz. Kalitesiz. Bayağı. Daha ucuz. Uğraşsız. Aciz. Ucuz. Zahmetsiz.

Cheaper than : -'dan göreceli olarak daha ucuz.

Cheapest is dearest : Kolaylıkla elde edilen şeyler en ağır fiyatları gerektirecek şekilde sonuçlanır. En ucuz en değerlidir.

Cheap as dirt : Bedava. Sudan ucuz.

Cheap and nasty : Kalitesiz. Ucuz ve kalitesiz.

Do you have a cheaper one : Daha ucuzu var mı.

İngilizce Cheapens Türkçe anlamı, Cheapens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheapens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adulterating : Saflığını bozmak. Yabancı madde karıştırarak. Karıştırmak. Seyreltmek. Yabancı madde katmak. Hileli. Hile katmak. İçine yabancı madde katmak. Karışık.

Sag : Azalmak. Düşmek (fiyat). Çökmek. Bel vermek. Ayırt etmek. Sarkmak. Kağşamak. Bükülmek. (fiyat) düşmek.

Downscale : Ölçek küçültmek. Azaltmak. Boyut küçültmek. Düşürmek. Daha az pahalılaştırmak.

Apex : Günerek. Uç, tepe, zirve, en son nokta. Açı tepesi. Uzayda güneş dizgesinin, yıldızlara göre yaptığı devinmenin ereği. Uç. Apeks. Doruk çizgilerinin en yüksek noktası. En üst nokta. Zirve. Viraj ortası.

Come down : Düşmek. Burnu sürtülmek. Önemsizleşmek. Geçmek. Fiyatı düşmek. Çökmek. Aşağı inmek. İnmek. Gözden düşmek.

Bastardise : Piç ilan etmek. Lekelemek. (britanya ingilizcesi) piçleştirmek. Saptırmak. Yozlaşmak. Çarpıtmak saptırmak. Kötüleştirmek. Alçalmak.

Disprize : Küçümsemek. Dalga geçmek. Küçük düşürmek. Devalüe etmek. Hor görmek (eski kullanım). Alay etmek.

Bastardize : Lekelenmek. Saptırmak. Çarpıtmak. Yozlaşmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Piç etmek. Çarpıtmak saptırmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Dejenere etmek.

Cheap : Değersiz. Elisıkı. Bayağı. Adi. Basit. Cimri. Kıytırık. Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. Aciz. Ucuzcu.

Cheapens synonyms : apex of the sun's way, bargain rate, solar apex, celestial point, become cheap, fall, sphere, debase, welkin, alloyed, belittle, zodiac, depreciate, inexpensiveness, cheapen, attenuate, become cheaper, fall in value, bemean, diminish in value, belittles, mark down, adulterate, decrease in value, bastardizing, nadir, sagged, sags, cheapening, celestial sphere, alloying, abase, alloy.

 

Cheapens zıt anlamlı kelimeler, Cheapens kelime anlamı

Antapex : Güneş dizgesinin, uzayda, yakın yıldızlara göre yaptığı devinmede dizgenin gittiği ereğin bakışığı olan karşı yandaki nokta. Karşı günerek.

Nadir : Nadir. En aşağı safha veya nokta. En düşük nokta. En aşağı nokta. Ayak ucu (astronomi terimi). Ayakucu. Ayak ucu. Semtikadem. En alt nokta. Zenith'in mukabilidir.

Zenith : Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Zirve. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Başucu. Doruk. Zenit. Cennetin yukarı bölgesi. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön.

Cheapens antonyms : expensiveness.