Cheepy türkçesi Cheepy nedir

Cheepy ingilizcede ne demek, Cheepy nerede nasıl kullanılır?

Cheep : Ötüşmek. Cik cik ötmek. Cıvıltı. Cıvıldayarak söylemek. Cıvıldamak.

Cheeped : Ötüşmek. Cıvıldayarak söylemek. Cıvıltı. Cik cik ötmek. Cıvıldamak.

Cheeper : Genç bıldırcın (kuş türü). Cıvıldayan kimse veya şey.

Cheepers : Genç bıldırcın (kuş türü). Cıvıldayan kimse veya şey.

Cheeping : Cıvıltı.

Cheek by jowl : Baş başa. Sıkı fıkı. Dip dibe. Yanyana. Teklifsizce. Sıkı bağlılıkla. Al takke ver külah. Başbaşa. Yan yana teklifsizce. Yan yana.

Cheekbones : Elmacık kemiği. Elmacıkkemiği.

Cheek to cheek : Yanak yanağa.

Cheeba : Esrar. (argo) marihuana.

Cheeps : Ötüşmek. Cıvıldamak. Cik cik ötmek. Cıvıltı. Cıvıldayarak söylemek.

İngilizce Cheepy Türkçe anlamı, Cheepy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheepy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chirpy : Cıvıl cıvıl. Şen şakrak. Neşeli.

Lineament : Ayırt edici özellik. Çizgisellik. Yüz hattı.

Sunny : Aydınlık. Parlak. Günlük güneşlik. Neşeli. Güneş gibi. Güneşli.

Twittery : Gevezelik eden. Yerinde duramayan. Titreşen. Cıvıldayan. Neşeli. Titreyen. Cıvıl cıvıl.

Gay : Mutlu. Neşeli. Pasaklı. Hoppa. Keyifli. Eşcinsel. Gey. Canlı. Hovarda. Parlak ve güzel renkli.

 

Cheerful : İstekli. Keyifli. İçten gelen. Güler yüzlü. Neşelendirici. Mutluluk veren. Şen. Güleç. Neşeli. Hoş.

Cheek muscle : Yanak kası.

Feature : Yayınlamak. Ön plana çıkarmak. Önem vermek. Bir şeyde önemli bir rolü olmak. Önemli bir öğesi olmak. -e ağırlık vermek. Özellik. İçermek. Özellik taşımak. Başrolde oynatmak.

Arteria buccalis : Arterya bukkalis. A. maxillaris'ten çıkarak yanağı vaskularize eden atardamar.

Face : Karşı karşıya gelmek. Örtmek. Karşı çıkmak. Yüzünü dönmek. Surat. Sıvamak. Dış görünüş. Karşılamak. Yüz yüze gelmek. Karşı karşıya olmak.

Cheepy synonyms : human face, musculus buccinator, buccal artery, buccinator muscle.

Cheepy zıt anlamlı kelimeler, Cheepy kelime anlamı

Depressing : Hüzünlü. Üzücü. Bunaltıcı. Kasvet verici. Can sıkan. Moral bozucu. İç karartıcı. Kasvetli. Düşürme etkisi yapma. Acıklı.

Disapproval : Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Kabul etmeme. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. İtiraz. Ayıplama. Doğru bulmama. Beğenmeme. Uygun görmeme. Kınama. Hoşnutsuzluk.