Chem türkçesi Chem nedir

  • Kimyasal bir işlemde kullanılan.
  • Kimyasal bir işlemle üretilen.
  • Kem.
  • Kimya ile alakalı.
  • Kimyasal.

Chem ile ilgili cümleler

English: 'Radioactivity' is a chemical term.
Turkish: Radyoaktivite, kimyasal bir terimdir.

English: Ali stinks at chemistry.
Turkish: Ali kimyada kötü kokuyor.

English: Ali is majoring in chemistry.
Turkish: Ali kimyada ihtisas yapıyor.

English: Ali is a chemistry professor.
Turkish: Ali bir kimya profesörü.

English: Ali has a chemistry degree.
Turkish: Ali kimya diplomasına sahiptir.

Chem ingilizcede ne demek, Chem nerede nasıl kullanılır?

Chem lab : Kimya laboratuvarı.

Chemi luminescence : Atom ya da moleküllerin, bir kimyasal tepkime sırasında açığa çıkan (serbestleşen) erke ile ve kinetik erkenin etkisi olmaksızın uyarılması kökenine dayanan ışılışı. Kimyasal ışılışı.

Chemic : Kimyaya ait.

Chemical : Kimyevi. Kimyasal madde. Şimik. Kemikal. Kimya bilimiyle ilgili olan. Kimyasal atık. Kimyasal (madde). Kimyasal. Kimya.

Chemical action : Kimyasal etki.

Chemical affinity : Kimyasal afmite. Kimyasal afinite. Kimyasal ilgi. Kimyasal yatkınlık. Kimyasal ilginlik.

Chemical antagonism : Kimyasal antagonizma. Agonistin, antagonist ilaçla kimyasal olarak birleşmesi sonucu etkisiz duruma getirilmesi olayı.

Chemical ammunition : Kimyasal silahlar. Kimyasal cephane. Kimyasal mühimmat. Patladığında ölümcül toksik kimyasallar yayan patlayıcılar.

 

Chemical agent : Kimyasal harp maddesi. Kimyasal etmen. Kimyasal madde. Kimyasal. Kimyasal silah. Kimyasal ajan.

Chemical attraction : Kimyasal çekim.

İngilizce Chem Türkçe anlamı, Chem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bad : Fena. Kokuşmuş. Terbiyesiz. Yıkım. Kötülük. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Küfürlü. Bozuk. Kötü.

Textile : Dokuma işleri. Dokumacılık. Dokuma. Tekstil ürünü. Dokunmuş kumaş. Tekstil. Dokuma kumaş. Mensucat.

Gum : Zamk sürmek. Kimyasal olarak polisakkarit yapısında, bitkilerden elde edilen koyu kıvamında yapışkan maddelerdir. Sakız. Reçine (çam reçinesinden başka herhangi bir). Kauçuk. Zamk. Reçine. Zamkla yapıştırmak. Yapıştırmak.

Malicious : Kötü niyetli. Hain. Fena. Şeytanca. Taammüden. Kötücül. Şirret. Kötü kalpli. Bedhah. Kasıtlı.

Cloth : Dokuma. Din adamlığı. Çaput. Kumaş. Cilt bezi. Sofra örtüsü. Rahiplik. Yelken. Bez örtü. Bez.

Sinister : Kötü. Kötü niyetli. Sinister. Solundaki. Şom. Meşum. Soldaki. Sol, sol taraf. Fesat.

Chomp : Sakızı şakırdatarak çiğnemek. Isırmak ve çiğnemek. Kıtır kıtır yemek. Hart hurt yemek. Büyük ısırıklar almak.

Material : Zaruri. Maddeci. Özdeksel. Kumaş. Gereç. Malzeme. Maddi. Madde. Bez.

Gnaw : Acıtmak. Eziyet vermek. Kemirmek. Ezilme. Isırmak. Üzmek. İçini kemirmek. Dişlemek.

Haunted : Kötü. Cinli. Hayaletli. Lanetli. Nazarı değen. Perili. Tekin olmayan.

Chem synonyms : manducate, masticate, champ, grind, chaw, evilest, edge, evil, chemicals, fabric, grate, mumble, chemical agent, chemical, munch, crunch, jaw, jsr corporation.