Ches türkçesi Ches nedir
- Cheshire.
- Kuzeybatı ingiltere'de bir bölge.
Ches ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary killed time playing chess.
Turkish: Ali ve Mary satranç oynayarak vakit öldürdüler.
English: Ali and Mary played chess.
Turkish: Ali ve Mary satranç oynadılar.
English: Ali and Mary had a good time playing chess.
Turkish: Ali ve Mary, satranç oynayarak iyi bir zaman geçirdiler.
English: Ali and Mary decided to play chess.
Turkish: Ali ve Mary satranç oynamaya karar verdiler.
English: Ali and Mary sat at a small table in the garden playing chess.
Turkish: Ali ve Mary satranç oynarken bahçede küçük bir masada oturdu.
Ches ingilizcede ne demek, Ches nerede nasıl kullanılır?
Chesapeake : Abd'de bir kasaba ve körfez. Virginia eyaletinde bölge. 1813 yılında britanya tarafından alıkonmuş olan bir abd gemisi. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri. Virginia eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
Cheshire : Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Kuzeybatı ingiltere'de bir bölge. Connecticut eyaletinde şehir. İngiltere'de bölge.
Cheshire cheese : Cheshire peyniri.
Chess : Döşeme tahtası. Satranç oyunu. Satranç. Köprü tahtası.
Chess board : Satranç tahtası.
Chess game : Satranç oyunu.
Chess move : Satranç hamlesi.
Chess player : Satranç (iki insan tarafından oynanan masa oyunu) oyununu oynayan iki kişiden biri. Satranç oyuncusu.
Chessboards : Satranç tahtası. Dama tahtası.
Chess piece : Satranç taşı.
İngilizce Ches Türkçe anlamı, Ches eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rib cage : Göğüs kafesi. Gögüs kafesi. Kaburga.
Body : Hacim. Kuruluş. Büyük kısım. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Heyet. Beden. Ceset. Nesne. Esas.
Chomp : Büyük ısırıklar almak. Kıtır kıtır yemek. Sakızı şakırdatarak çiğnemek. Hart hurt yemek. Isırmak ve çiğnemek.
Gall bladder : Ödkesesi. Safra kesesi. Öd kesesi. Safrakesesi. Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut şeklinde ya da yuvarlak kese. öd kesesi.
Torso : Bacaksız. Gövde. Kolsuz ve başsız gövde. Gövde (insana ait). İnsan gövdesi. Heykel gövdesi. Kolsuz. Yarım kalmış çalışma. Ve başsız insan vücudu. Gövde heykeli.
Sternum : İman tahtası. Bağır. Sol ve sağ kaburga kemikleri arasında bulunan göğüs kafesi kemiği. Göğüs kafesinin alt duvarını oluşturan, atgillerde ve domuzda 6, geviş getirenlerde 7 ve etçillerde 8 adet döş omurunun birleşmesinden meydana gelmiş, kaburgaların doğrudan ve dolaylı olarak bağlandığı kemik, göğüs kemiği, sternum. Can tahtası. Göğüs tahtası. Göğüs kemiği. Döş kemiği.
Thorax : Toraks. Göğüs kafesi. Göğüs.
Grate : Sinirlendirmek. Gıcırdamak. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Izdırap vermek. Gıcırdatmak. Izgara. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Ocak ızgarası. Rendelemek. Gıcık etmek.
Chaw : Yutmadan çiğnemek. Çiğnemek (özellikle tütün). Çiğnemek. Ağız dolusu.
Female chest : Kadın göğsü.
Ches synonyms : musculus pectoralis, pecs, body part, thoracic vein, vena thoracica, manducate, area of cardiac dullness, male chest, gum, pectoral muscle, craniate, gnaw, pectoralis, pectoral, thoracic aorta, bust, vertebrate, breastbone, thoracic cavity, munch, mumble, gallbladder, chest cavity, champ, grind, pectus, masticate, jaw, crunch, trunk, breast.

Bu kısımda Ches kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ches ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ches anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ches ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.