Chess türkçesi Chess nedir

  • Döşeme tahtası.
  • Satranç oyunu.
  • Köprü tahtası.
  • Satranç.

Chess ile ilgili cümleler

English: Ali is a good chess player, isn't he?
Turkish: Ali iyi bir satranç oyuncusu, değil mi?

English: Ali is a better chess player than I am.
Turkish: Ali benden daha iyi bir satranç oyuncusu.

English: Ali is a much better chess player than I am.
Turkish: Ali benden çok daha iyi satranç oyuncusu.

English: Ali is a better chess player than I expected him to be.
Turkish: Ali olmasını beklediğimden daha iyi bir satranç oyuncusu.

English: Ali is a good chess player.
Turkish: Ali iyi bir satranç oyuncusudur.

Chess ingilizcede ne demek, Chess nerede nasıl kullanılır?

Chess board : Satranç tahtası.

Chess board plan : Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. eski mısır ve mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, yunan ve roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi. Damalıtasar.

Chess club : Satranç kulübü.

Chess game : Satranç oyunu.

Chess move : Satranç hamlesi.

Chess player : Satranç (iki insan tarafından oynanan masa oyunu) oyununu oynayan iki kişiden biri. Satranç oyuncusu.

 

Game of chess : Satranç oyunu.

Japanese chess : Japon bromu.

Correspondence chess : Yaşışmalı satranç.

Chess olympiad : Uluslararası satranç müsabakası.

İngilizce Chess Türkçe anlamı, Chess eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checkerboard : Dama oyununda kullanılan kare desenli tahta. Dama tahtası.

Board game : Masa oyunu. Bir pano üzerinde parçaları hareket ettirerek oynanan oyun.

Plank : Tahta döşemek. Tahta kaplamak. Kalas ile kaplamak. Dayanak. Kalas. Payanda. Yatay duruş. Tahta (enli). Kalas döşemek. Önemli madde (pol.).

Planks : Tahta. Kalas. Payanda. Önemli madde (pol.). Kaplama.

Floorboards : Arabanın alt bölümü. Alabildiğine gazlamak. Döşemelik tahta. Bir kattaki tahta döşeme.

Cheat : Hile yapmak. Aldatma. Kandırmak. Aldatmak. Kazıklamak. Hileyle elinden almak. Kopya çekmek. Razı etmek. Kazık atmak. Hile.

Game of kings : Kral oyunu.

Checker board : Dama tahtası.

Chess synonyms : shogi, bromegrass, brome, bromus secalinus, game of chess, chesses, floorboarding, floorboard, floor board, chess game, chess move.

Chess ingilizce tanımı, definition of Chess

Chess kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A game played on a chessboard, by two persons, with two differently colored sets of men, sixteen in each set. Each player has a king, a queen, two bishops, two knights, two castles or rooks, and eight pawns. Called also cheat and Willard`s bromus. A species of brome grass (Bromus secalinus) which is a troublesome weed in wheat fields, and is often erroneously regarded as degenerate or changed wheat. It bears a very slight resemblance to oats, and if reaped and ground up with wheat, so as to be used for food, is said to produce narcotic effects.