Chider türkçesi Chider nedir

  • Tersleyen kimse.
  • Agresif kimse.
  • Sataşan kimse.

Chider ingilizcede ne demek, Chider nerede nasıl kullanılır?

Chiders : Sataşan kimse. Agresif kimse. Tersleyen kimse.

Chide : Azarlamak. Kusur bulmak. Söylenmek. Paylamak. Çıkışmak. Fırça çekmek. Fırça atmak. Ayıplamak.

Chided : Azarlanmış. Azarlanan.

Chides : Azarlamak. Çıkışmak. Fırça atmak. Fırça çekmek. Söylenmek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Paylamak.

Orchidectomy : Orkidektomi. Hadım etme. Testislerin ameliyatla alınması. Orşidektomi. Bir veya iki testisin ameliyatla çıkarılması. Er bezi çıkarımı.

Chidist : Kikaredağ.

Chiding : Azarlama. Söylenmek. Çıkışmak. Ayıplamak. Azarlayan. Azarlamak.

Anorchidism : Anorşizm. Anorşidizm.

Arachidic : Araşit asitle ilgili. Araşit aside ait (kimya).

Anorchid : Testisleri bulunmayan erkek. Anorşit.

İngilizce Chider Türkçe anlamı, Chider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Secrete : Saklamak. Salgılamak. Salgılamak, salgı meydana getirmek. Yürütmek. Sekret. Salgılama. Çalmak. Gizli bir yere koymak. Salmak. İfraz etmek.

Veil : Maskelemek. Örtü. Perdelemek. Gizlemek. Peçe ile örtmek. Peçe. Saklamak. Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı; gökyüzünün hafifçe aydınlık olmasından ileri gelir. Tül.

 

Conceal : Saklamak. Gizlemek. Kapamak. Örtbas etmek. Ketmetmek. Perdelemek. Örtmek. Gizli tutmak. İdare etmek.

Block : Kesmek. Tıkamak. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Engellemek. Öbek. Kütle. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Önünü kesmek. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Kapamak.

Disguise : Oyuncunun, rol gereği, oynadığı kişinin kimliğini saklamak için kılık değiştirmesi. Saklamak. Gizlenmek. Kılık değiştirme. Kılığına bürünmek. Kimliğini gizlemek. Kıyafet değiştirmek. Görünüşünü değiştirmek. Değiştirmek. Kılık değiştirmek.

Lurk : Gizlenmek. Gizlemek. Pusuda beklemek. Saklanmak. Pusu kurmak. Dolandırıcı. Pusuya yatmak.

Principal : En önemli. Belli başlı. Esas. Başlıca. Şef. Ana para. İlke. Okul müdürü. Anapara. Ana.

Fog : Sis basmak. Buğu. Buğulanmak. Sis. Su uçuğunun soğuk bir yüzey üzerinde ya da havadaki toz ve üşerler üzerinde ince damlalar halinde yoğuşmasıyla oluşan bulut. bk. uçuk. Donuklaşmak. Sisle kaplamak. Donuklaştırmak. Sislenmek. Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur.

 

Harbour : Gütmek. Yataklık etmek. Sığınak. Kıyıda, doğal olarak ya da mendirek ve dalgakıranlarla fırtınalara karşı korunmuş yer ve böyle yerlerde deniz ulaştırmacılığının giriş ve çıkış kapısı olarak gelişmiş kent. Korumak. Sığınmak. Barındırmak. Gemilerin yolcu indirip-bindirme, yükleme-boşaltma, bağlama ve beklemelerine elverişli yeterli su derinliğine sahip, teknik ve sosyal altyapı tesisleri, yönetim, destek, bakım-onarım ve depolama birimleri bulunan doğal veya yapay olarak rüzgar ve deniz tesirlerinden korunmuş kıyı yapıları. Liman. Barınmak.

Bury : Cenazeyi kaldırmak. Örtmek. Cenaze kaldırmak. Gizlemek. Gömmek. Saklamak. Defnetmek. Defin yapmak. Daldırmak. Defin etmek.

Chider synonyms : sweep under the rug, of import, haze over, thruster, mist, mask, obnubilate, rebuffing, chiders, coaxers, scuffler, skulk, cover up, obscure, befog, cover, master, primary, important, main, harbor, becloud, bosom, scufflers, cloud, thrusters, shield, coaxer, obstruct.

Chider zıt anlamlı kelimeler, Chider kelime anlamı

Unimportant : Mühim olmayan. Ufak tefek. Önemsiz. Hafif. Fındık kabuğunu doldurmaz.

Unveil : Ortaya çıkarmak. Açığa çıkarmak. Peçesini kaldırmak. Açmak (örtü vb). Açığa vurmak. Açılışını yapmak. Açılışı yapılmak. Su yüzüne çıkarmak. Açıklamak. Göstermek (ilk kez olarak).

Show : Renk vermek. Sergi. Görünüş. Sirkin kendini tanıtması için kısa gösterilerle yaptığı sergileme. Görünmek. Göstermek. Gösteriş. Gösterimde olmak. Teşhir. Belirtmek.

Chider ingilizce tanımı, definition of Chider

Chider kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who chides or quarrels.