Disguise türkçesi Disguise nedir

  • Kılık değiştirmek.
  • Görünüşünü değiştirmek.
  • Oyuncunun, rol gereği, oynadığı kişinin kimliğini saklamak için kılık değiştirmesi.
  • Değiştirmek.
  • Kıyafetini ve şeklini değiştirmek.
  • Kıyafet değiştirmek.
  • Kılığına bürünmek.
  • Kılık değiştirme.
  • Kimliğini gizlemek.
  • Gizlemek.
  • Gizlenmek.
  • Saklamak.

Disguise ile ilgili cümleler

English: Ali tried to disguise his handwriting.
Turkish: Ali el yazısını gizlemeye çalıştı.

English: I'm planning to disguise myself as a doctor.
Turkish: doktor olarak kılık değiştirmeyi planlıyorum.

English: He makes no disguise of his feelings.
Turkish: O hislerini gizlemez.

English: Ali could be disguised.
Turkish: Ali kılık değiştirmiş olabilir.

English: Ali disguised himself as a fireman.
Turkish: Ali kendini bir itfaiyeci olarak gizledi.

Disguise ingilizcede ne demek, Disguise nerede nasıl kullanılır?

Disguise as : Olarak kılık değiştirmek.

Disguise by camouflaging : Kamufle olarak gizlenmek.

Disguise oneself : İğreti kılığa girmek.

Disguise oneself as : Kendini -sı olarak gizlemek. -nın kılığına girmek. -nın maskesini takmak.

A blessing in disguise : Her işte bir hayır vardır.

Disguised technique : Araştırma amaçlarını gizleyebilmek ve kendiliğinden yanıtlar alabilmek üzere yanıtlayıcının tepkilerini bir başkası ya da düşsel kişiler ağzından dile getirmesine olanak veren imgesel yordam, bk. dolaylı yordam, uzancalı yordam. Örtülü yordam.

 

Disguisedly : Gizli olarak.

Disguised unemployment : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir işyerinde işçilerden bir kısmı işten çekildiği halde üretimde herhangi bir azalmanın sözkonusu olmadığı, yani kişilerin açık şekilde işsiz görünmemelerine rağmen gerçekte üretime hiçbir katkılarının olmadığı işsizlik türü. krş. açık işsizlik. Gizli işsizlik. Özellikle az gelişmiş toplum ve topluluklarda, daha çok da bunların kırsal kesimlerinde çalışma çağındaki bir bölüm nüfusun üretimde herhangi bir artış sağlamadığı halde çalışmada yer alması; bir kişinin verimli olarak yapabileceği üretim etkinliğini birden çok kişinin yapması durumu.

Disguised progressivity : Gizli artan oranlılık. Vergi matrahına yapılan ekler veya indirimler sonucunda sabit oranlı bir verginin uygulamada artan oranlı vergi durumuna gelmesi.

Blessing in disguise : Başlangıçta kötü sonradan iyi olan şey. Çözülmez gibi görünüp sonradan avantaja dönen sorun. Başlangıçta kötü sonrasında iyi olan şey. Gizli kutsanma. Gizli lütuf. Başta şanssızlık gibi görünen sonra olumlu bir hal alan şey. Kahır yüzünden lütuf.

İngilizce Disguise Türkçe anlamı, Disguise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disguise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cached : Önbellekte. Gizli bir yere saklamak.

Masqueraded : Maskeli balo kostümü. Olduğundan başka görünmek. Maskara. Maskeli baloya katılmak. Kendini olarak tanıtmak. Kılığına girmek. Sahte tavır takınmak. Gerçeği gizleme. Kendini ... olarak tanıtmak.

 

Alternate : Sıra ile yapmak. Münavebeli. Birbirini takip etmek. Birbirini izlemek. Nöbetleşe yapmak. Değişerek oluşan. Almaşık. Bir o. Değişmek.

Cache : Zula etmek. Gizleme yeri. Gizli yer. Gizli yerde saklanan şey. Zuladaki mallar. Zula. Dağarcık. Önbellek. Gizli bir yere saklamak.

Bottle up : Dışa vurmamak. Sıkıştırmak. İçine atmak. Frenlemek. Kendini tutmak. Kuşatmak. Bastırmak. Dışarıya vurmamak.

Alternates : Diğerleri. Sıra ile yapmak. Değişimli olarak yapmak. Birbirini izlemek. Birbirini takip etmek. Değişmek.

Change : Değişime uğratmak. Ufak para. Üzerini değişmek. Dönüşmek. Değişikliğe gitmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Bozdurmak. Değişiklik. Yer değiştirme.

Covering up : Örtmek. Örtbas etmek. Ört bas etmek (hatasını). Örtbas etmeye çalışmak. Bulandırmak. Üzeri örtülmek. İdare etmek.

Changes : Değişmek. Dönüşmek. Üzerini değişmek. Haline gelmek. Aktarmak. Takas etmek. Değişiklikler. Bozmak. Bozdurmak.

Color : Renk vermek. Renközü. Renk değiştirmek. Yüzü kızarmak. Renk katmak. Abartmak. Renk. Halkbilimin en önemli konularından biri olan, insanlık çapında geniş bir uygulama alanı bulan, her toplumun kendi anlayış, yaşantı, gelenek ve göreneklerine göre doğa, doğaüstü ve kültürel olayları simgeleştirmekte kullanılan doğal oluşum, bk. halkbilim, gelenek, görenek, doğa, simge. Boyamak. Çarpıtmak.

Disguise synonyms : blot out, bartered, bosoms, bosomed, bury, blind, blinded, cloaking, alter, belied, commute, dissemble, ensconce oneself, altern, commutate, cloak, concealing, bury oneself, disguises, lurked, covered up, alternated, conceal, semblance, altering, abscond, hide out, gloss, conceals, camouflage, masquerade, colour, masquerades.

Disguise zıt anlamlı kelimeler, Disguise kelime anlamı

Show : Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. İbraz etmek. Revü. Gösteriş. Belli etmek. Şov. Belli olmak. Gösterilmek. Kanıtlamak. Görünüş.

Disguise ingilizce tanımı, definition of Disguise

Disguise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To change the guise or appearance of. Especially, to conceal by an unusual dress, or one intended to mislead or deceive. As, persons doing unlawful acts in disguise are subject to heavy penalties. A dress or exterior put on for purposes of concealment or of deception.