Chief of police türkçesi Chief of police nedir

  • Polis müdürü.
  • Emniyet amiri.
  • Emniyet müdürü.
  • Polis şefi.

Chief of police ile ilgili cümleler

English: According to the chief of police, there were no survivors.
Turkish: Polis şefine göre hayatta kalan yoktu.

Chief of police ingilizcede ne demek, Chief of police nerede nasıl kullanılır?

Chief : En üst rütbeli. Ana. Elebaşı. Başlıca. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Baş. Başkan. Reis. Patron. Amir.

Of : -den övünerek bahsetmek. In. Den. -in. -nın. -dan. Li. -nin. -den. Yüzünden.

Police : Zabıta. İnzibat. Kontrol etmek. Sakçılar. Nöbet. Sakçı örgütü. Polis. Güvenliği sağlama. Sakçı denetiminde bulundurmak.

Chief of department : Bölüm başkanı.

Chief of engineers : Askeriyedeki mühendislik faaliyetlerinden sorumlu subay. Baş mühendis. İstihkam dairesi başkanı.

Chief of intelligence branch : İstihbarat sınıfı başkanı. Askeriyenin istihbaratla ilgilenen bölümü.

Chief of logistics branch : Lojistik kısımdan (askeri personel ve malzemenin nakliye ve bakımı) sorumlu kimse. Lojistik sınıfı başkanı.

Chief of protocol : Uygun davranışların yönetilmesi ve sürdürülmesinden sorumlu hükümet çalışanı. Protokol şefi.

Chief of personnel management corps : Personel yönetimi kısmının amiri. Askeriye de insan gücü paylaştırmadan sorumlu subay.

 

Chief of general staff : Genelkurmay başkanı. Genel kurmay başkanı.

İngilizce Chief of police Türkçe anlamı, Chief of police eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chief of police ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marshal : Önüne düşüp götürmek. Alan yönetmeni. Protokol görevlisi. Atletizm, tarih alanlarında kullanılır. Tanzimattan sonra osmanlı devletinde ve 1932'den bu yana türkiye cumhuriyetinde en yüksek askerlik aşaması. Sıralamak. İtfaiye şefi. Mareşal. Teşrifatçı. Sıraya koymak.

Supers : Birinci sınıf mal. Başkomiser (ingiliz ingilizcesi). Kaliteli şey. Denetmen. Figüran. Sesüstü yinelenimli alıcı. Kapıcı. Bina sorumlusu. Polis şefi (amerikan ingilizcesi).

Super : Gözetmen. Bina sorumlusu. Kapıcı. Ek. Üst. Fazla. Üzerinde. Figüran. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir).

Security director : Güvenlik müdürü.

Marshals : Mahkeme icra memuru. Teşrifatçı. Sıraya koymak. Protokol görevlisi. Mareşal. Önüne düşüp götürmek. Dizmek. Sıralamak. İtfaiye şefi.

Marshaled : Sıralamak. Protokol görevlisi. Mahkeme icra memuru. Dizmek. Sıraya koymak. Teşrifatçı. İtfaiye şefi. Önüne düşüp götürmek. Mareşal.

Supering : Kıyak. Gözetmen. Süper. Birinci sınıf mal. Kapıcı. Bina sorumlusu. Kaliteli şey. Denetmen. Fazlalık.

Police commissioner : Komiser. Polis komiseri.

Provost marshal : İnzibat komutanı. Askeri inzibat komutanı. Adli subay. İnzibat amiri.

Chief of police synonyms : chief constable.