Chirotes canalicalatus nedir, Chirotes canalicalatus ne demek

Chirotes canalicalatus; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: ön ayaklı kertenkele].

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: ön-ayaklı kertenkele].

Chirotes canalicalatus anlamı, tanımı

Canal : “Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol” anlamında kullanılan bir isim”

Cana : "Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Ön ayaklı kertenkele : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, iki yönlü kertenkelegiller (Amphisbaenidae) familyasından, Meksika'da yaşayan bir tür. (Chirotes canali-calatus,) Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının ikiyönlükertenkelegiller (Amphis-baenidae) familyasından bir sürüngen türü. Meksikada yaşar.

Kertenkele : Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan (Lacertus).

Ön ayak : Hayvanın iki ön ayağı. El.

Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.

Kerten : Sonra : Bundan kerten.

Önayak : "Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer.

Kerte : İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.

Önay : Ocak ayında doğan.

Kert : Bayat. Geçit, boğaz.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

 

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Diğer dillerde Chios koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Chios koyunu ne demek ? : chios sheep