Kerte nedir, Kerte ne demek

"Kerte" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Biz proje ve kontrol görevlileri hatta müteahhit, hepimiz birden tozutma kertesine vardık." - A. Boysan

Yerel Türkçe anlamı:

Derece.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir çokterimlide bilinmeyenin üstlerinden en büyüğü.

Birim çemberde tüm yayı gören özeksel açının üç yüz altmışta biri.

Bir türetik denklemde en yüksek kerteli türevin üstü.

Diğer sözlük anlamları:

Derece, kıvam, zaman, çağ

İngilizce'de Kerte ne demek? Kerte ingilizcesi nedir?:

degree

Fransızca'da Kerte ne demek?:

stade

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kastamonu ilinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kerte hakkında bilgiler

Kerte, 360 derecenin 1/32'sine eşit açıdır. Denizcilikte kullanılır. Bunu sembolize etmek için bahriye subay üniformalarının ceket kollarındaki sırmalar 32 dikişle dikilmiştir. gök bilimi

Kerte ile ilgili Cümleler

  • O haritada dikkati çeken şey neydi biliyor musun? Deniz fenerinin bir kerteriz noktası olmasıydı. Erkek hocam hissettirdi ama açıkça açıklamadı.
  • Ali Mary'nin bir kertenkele IQ'süne sahip olduğunu düşündü.
  • Beş bacaklı kertenkele nereye gidiyor?
  • Bir kertenkelenin kuyruğunu kesersen, o tekrar uzar.
  • Bütün Kertenkeleler yumurtlayabilir
  • Köpeğim bir kertenkeleyi kovaladı ve kuyruğunu ısırıp kopardı.
 

Kerte anlamı, tanımı:

Derece : Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Denli, kadar. Başarı gösterme. Sıcaklıkölçer. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.

Kertesine gelmek : Tam yerini ve zamanını bulmak.

Kertesine getirmek : Tam sırasını, en uygun zamanını seçmek.

Son kerte : Son derece.

Kerteleme : Kerte kerte, azar azar ilerleme durumu, tedriç.

Kerteles : Bir tür deve olan teke ile iki hörgüçlü erkek devenin geriye melezlenmesiyle elde edilen bir tür deve.

Kertenkele : Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan (Lacertus).

Kerteriz : Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Balıkçıların denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları işaretlerin bütünü.

Kerteriz almak : Bir yerin hangi yönde veya geminin nerede bulunduğunu pusula ile ölçmek.

Kerteriz noktası : Geminin bulunduğu yeri anlamak için kerteriz almaya yarayan fener kulesi, duba, şamandıra vb.nin harita üzerindeki yeri.

Hint kertenkelesi : İguana.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. Belirti, gösterge, alamet.

Çentik : Kertikli. Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

 

Kerti : Bayat (ekmek, et). Kerte.

Radde : Derece, kerte.

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Denizcilik : Denizcinin yaptığı iş.

Sembol : Simge.

Kertek : Yastık. Eskişehir kenti, Sivrihisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kertel : Ağzı geniş kazan. Geçit, boğaz.

Kerteleme aygıtı : Kertelemeye başlangıç olarak, belli bir negatifin komşu resimlerini değişik basım ışığında basarak kerteleme örneği sağlayan aygıt.

Kerteleme gediği : Doruk noktadan sonra, oyunun duygu açısından yeni bir duruma geçişi. (Söz sanatı terimi) Kertelemede sıra bozukluğu. Oyunun -duygu bakımından- doruk noktasından sonra yeni bir durum yaratan eylem, yeni bir duruma geçiş.

Kerteleme örneği : Negatifin, kerteleme aygıtında ışıklanmasından elde edilen 2 m kadar uzunlukta pozitif film kuşağı.

Kertelemek : Bir şeyi girintili çıkıntılı şekle getirmek, çentelemek.

Kerteleyici : Kerteleme işini gerçekleştiren kimse.

Kertelez : Yolda ileriyi görmeye engel olan pürüzler, çıkıntılar

Kerteli süzgeç : Görüntülüğün çeşitli bölümlerinde değişik etkiler sağlamakta kullanılan, soğurma katsayısı bir kenardan öbürüne doğru gittikçe azalan süzgeç.

Kertelmek : Gururlu tavır takınmak, gururlanmak. Kurumlanarak oturmak.

Diğer dillerde Kerte anlamı nedir?

İngilizce'de Kerte ne demek? : n. rhumb

v. indent

Fransızca'da Kerte : degré [le], grade [le], graduation [la]

Almanca'da Kerte : Grad

Rusça'da Kerte : n. зарубка (F), предел (M)