Chirping türkçesi Chirping nedir

Chirping ile ilgili cümleler

English: Birds are chirping.
Turkish: Kuşlar cıvıldıyor.

English: I could hear birds chirping outside my window.
Turkish: Pencereden dışarıda kuşların ötüştüğünü duyabiliyordum.

English: Tom could hear birds chirping outside his window.
Turkish: Tom, penceresinin dışında cıvıl cıvıl kuş sesleri duyabiliyordu.

English: As he sits in the dark, typing away at his computer, he hears the sound of morning birds chirping away and realizes he has been up all night - but the insomniac still refuses to sleep.
Turkish: O karanlıkta otururken bilgisayarında yazı yazıyor, cıvıl cıvıl öten sabah kuşlarının sesini duyuyor ve bütün gece uyumadığını fark ediyor- fakat uykusuzluk hastası hâlâ uyumayı reddediyor.

English: I can hear the chirping of insects.
Turkish: Ben böceklerin cıvıltısını duyabiliyorum.

Chirping ingilizcede ne demek, Chirping nerede nasıl kullanılır?

Chirpier : Neşeli. Cıvıl cıvıl.

Chirpiest : Cıvıl cıvıl. Neşeli.

Chirpily : Neşeli biçimde. Cıvıl cıvıl bir halde.

Chirp : Neşe. Cırıldamak. Cıvıltı. Cırıltı. Cırlamak. Cıvıldamak. Cırıldama. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak.

Chirped : Cırıltı. Cıvıltı. Neşe. Cıvıldamak. Cırıldamak. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak. Cırlamak. Cırıldama.

 

Chiral center : Şiral merkez. Asimetrik karbon atomu.

Chirpers : Cıvıldayan kimse. Neşe dolu kimse.

Chiral compound : Enantiomerler. Şiral bileşik. Kiral bileşik.

Chiral : Kiral. Aynadaki görüntüsünün üzerine yeni birşey eklenemez (moleküller hakkında).

As chirpy as a cricket : Cıvıl cıvıl. Şen şakrak.

İngilizce Chirping Türkçe anlamı, Chirping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chirping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commercial enterprise : Ticari girişim. Mal ve hizmetleri sağlamaya yönelik ticari, mali ve sınai boyutları olan her türlü etkinlik. Ticari teşebbüs. Ticari müessese. Ticari işletme. Ticaret işletmesi. İktisadi işletme.

Alive and well : İyi ve hayat dolu. Canlı. Sağ selamet. Hareketli. Hayat dolu. İyi durumda. Sağ salim. Sağ ve sağlıklı.

Pleasing : Hoş. Sevindirici. Tatlı. Hoşa giden. Bağlayıcı. Sevimli. Mutluluk verici. Memnuniyet verici.

Ferry : İskele. Rıhtım. Vapur iskelesi. Taşımak. Karşı sahile taşımak. Araba vapuru. Bir araçla taşımak. Feribotla taşımak. Vapurla geçmek. Götürmek.

Ferrying : Götürmek. Taşımak. İşlemek. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Feribot. Vapurla geçmek. Bir araçla taşımak. Kayık. Karşı sahile taşımak. Feribotla taşımak.

Sonsy : Şirin. Uğurlu. Etine dolgun. Tombul. Balık etinde. Balık etli.

Bobbish : Canlı. Parıltılı. Göz alıcı.

Breezy : Rüzgarlı. Şen. Şen şakrak. Havalı. Hareketli. Canlı. Neşeli. Meltemli. Teklifsiz.

Express : Belli etmek. Özel. Süratli. Ekspresle göndermek (mektup). Kesin. Belli. İfade etmek. Açık etmek. Hızlı. Sarih.

 

Commercialism : Ticari anlayış. Ticari tutum. Ticari terim.

Chirping synonyms : truckage, freight, atwitter, transport, sparkly, as chirpy as a cricket, business enterprise, chirrupy, freightage, chirpier, breeziest, breezier, transportation, air transportation, air transport, business, expressage, mercantilism, chirpy, trucking, commerce, chirpiest, twittery, hauling, navigation.

Chirping zıt anlamlı kelimeler, Chirping kelime anlamı

Displeasing : Gücendiren. Can sıkıcı. Nahoş. Hoşa gitmeyen. Gücendirme. Kızdıran.

Unalarming : Panik yaratmayan. Endişe verici olmayan. Alarma sebep olmayan.

Chirping ingilizce tanımı, definition of Chirping

Chirping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Enlivening. Cheering.