Chlorophyll türkçesi Chlorophyll nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Klorofil (botanik terimi).
- Bitkilerde, alglerde ve kamçılılarda bulunan, ortasında magnezyum kapsayan porfirin halkasından oluşan, yan zincirleri farklı klorofillerde (klorofil a, b, c, d) farklı olan, kloroplastların tilakoit zarları üzerinde yerleşmiş, spektrumdaki kırmızı, mor ışınları emerek ışık enerjisini yakalayan yeşil fotosentez pigmenti.
- Yeşilöz.
- Klorofil bitki.
- Klorofil.
Chlorophyll ile ilgili cümleler
English: Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon.
Turkish: Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.
Chlorophyll ingilizcede ne demek, Chlorophyll nerede nasıl kullanılır?
Chlorophyllose cells : Klorofillos hücreler. Kloroplast taşıyan nice uzun hücreler.
Chlorophylls : Klorofil (botanik terimi). Klorofil. Klorofil bitki. Yeşilöz. Klorofiller. Fotosentezdeki ışık enerjisinin almaçları olarak işlev gören yeşil magnezyum-porfirin bileşiği bir grup pigment.
Bacteriochlorophyll : Bazı bakterilerde bulunan ve ışığı absorblayan pigment. Bakteriyoklorofil.
Chlorophyl : Klorofil bitki. Yeşilöz. Klorofil.
Bacteriochlorophyl : Pembe veya yeşil fotosentetik bakterilerde başlıca ışık tutucu olarak görev yapan bir çeşit klorofil. Bakteriyoklorofil.
Chlorophenothane : Dezenfekte etmek için ve antiseptik olarak kullanılan kimyasal ilaç.
Chlorophenol : Kimyasal madde. Klorofenol.
Chlorophane : Klorofan.
Chlorophore : Protistlerde bulunan klorofil taneciği. Kıorofor.
Chlorophenilalanine : Merkezi sinir sistemi ve periferdeki hücrelerde triptofan hidroksilaz enzimini baskılayarak üretimini azaltıp dokudaki konsantrasyonunu düşüren ilaç. Klorofenilalanin.
İngilizce Chlorophyll Türkçe anlamı, Chlorophyll eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Chlorophyll ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Chlorophyll synonyms : chlorophyll d, chlorophyll c, chlorophyll a, chlorofucin, chlorophyll b, aardvark, abramis zone, aardvarks, pigment, acacia, a chromosome, chlorophylls, abambulacral area, chlorophyl.
Chlorophyll ingilizce tanımı, definition of Chlorophyll
Chlorophyll kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A green granular matter formed in the cells of the leaves (and other parts exposed to light) of plants, to which they owe their green color, and through which all ordinary assimilation of plant food takes place. Similar chlorophyll granules have been found in the tissues of the lower animals. Literally, leaf green.

Bu kısımda Chlorophyll kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Chlorophyll ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Chlorophyll anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Chlorophyll ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.