Chorizos türkçesi Chorizos nedir

  • Domuz etinden yapılan acılı bir ispanyol sucuğu.

Chorizos ingilizcede ne demek, Chorizos nerede nasıl kullanılır?

Chorizo : Domuz etinden yapılan acılı bir ispanyol sucuğu.

Chorial : Koryal. Koryalis.

Choriamb : Dört heceli bir ölçü.

Choric : Koroya ait. Koro gibi. Koro ile ilgili. Koro.

Chorinantrine : Yohimbinin diasteroizomeri olan ve alfa 2 almaçlarını alfa 2’ye göre daha güçlü engelleyerek sempatolitik etkinliğe neden olan bir alkaloit. Korinantrin.

Chorioallantoic : Koryoallantoise ait olan. Koryoallantoik. Koryoallantoyik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Memelilerde ve bazı keselilerde görülen koryonun allantoisle astarlandığı plasenta tipi.

Choring : Koro.

Choriocapillary layer : Retinanın beslenmesi için önemli görev yapan, gözün damar tabakasının ince kan damarlarınca zengin iç tabakası. Koryokapiler tabaka.

Choriocarcinom : Koryokarsinom. Yavru zarlarının villuslarındaki trofoblastik hücrelerden köken alan, gebelikle ilişkili kötücül bir tümör, koryom, koryoepitelyom, koryonik karsionom, koryonik epitelyom, sinsityoma malignum. hidatiform molenin dejenerasyonu, yavru atmayı takiben veya normal doğumdan sonra döl yatağında artık halindeki villuslardan gelişir.

Chorioadenoma : Koriyoadenom. Koryoadenom. Koryonun adenom içeren tümörü.

 

İngilizce Chorizos Türkçe anlamı, Chorizos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chorizos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Purview : Sadet. Amaç (yasa). Alan (soyut olarak). Saha. Meal. Hüküm alanı (bir yasanın). Mana. Mefhum. Konu. Kapsam.

Ambit : Etraf. Sınır. Alan. Hudut. Çevre. Muhit. Saha. Şümul. Ortam. Çerçeve.

Visible horizon : Görünen ufuk.

Orbit : Yörüngeye sokmak. Faaliyet sahası. Yörüngeye oturmak. Yörüngeye yerleşmek. -in etrafında bir yörüngede dönmek. Yörüngede dönmek. Yörünge. Bohr kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği erke düzeyleri ya da erke kabuklarına verilen ad. Kuşlarda gözün çevresindeki deri. eklem bacaklılarda göz saplarının çıktığı çukur. 3.böceklerde bileşik gözün etrafındaki belirgin bölge. Yörüngesine almak.

Reach : Kol uzunluğu. Yetişmek. Ermek. Görüşmek. Etkilemek. Vermek. İle iletişim kurmak. Uzanmak. Erişmek. Erim.

Skyline : Silüet. Ufuk çizgisi. Binalar veya dağlar vb'nin ufukta çizdiği siluet. Ufuk hattı. Şehrin silueti. Minnesota eyaletinde şehir.

Sensible horizon : Yatay ufuk.

Perspective : Perspektif. Derinlemesine inceleme yeteneği. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Görünge. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Geniş bakış açısı. Açı. Derinlik. Bir gözlemcinin, gözlediği olaya bakış açısı ya da olaylar karşısındaki konumu. Görünüm.

 

Range : Yemek pişirmekte kullanılan ocak. Diziyi oluşturan verilerin en büyük ve en küçük ölçümle elde edilmiş değerler arasındaki fark. Erimi olmak. Silsile. Mutfak ocağı. Aralık (yaş vb). Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Dağılım genişliği. Sıra halinde olmak. Tarafına çevirmek.

Apparent horizon : Görünen ufuk.

Chorizos synonyms : linear perspective, view, line, compass, scope.