Chorusing türkçesi Chorusing nedir

  • Koro halinde söylemek.
  • Topluca söylemek.
  • Hep bir ağızdan konuşmak.

Chorusing ingilizcede ne demek, Chorusing nerede nasıl kullanılır?

Chorus girl : Revüde şarkı söyleyip danseden kız. Kabare kızı.

Chorus line : Dansçılar ve şarkıcılar hattı.

Chorus master : Bir koronun yönetsel ve teknik işlerine bakan kişi. Koroyu yöneten ve kendi korosuyla bir müzik yapıtını yorumlayıp uygulayan sanatçı. Koro yönetmeni. Koro topluluğu çalıştıranın yardımcısı ve koroya yön veren kişi. Koro yetkilisi. Korobaşı.

Chorus rehearsal room : Koro çalışma yeri. Bir tiyatroda koronun çalıştığı yer.

Female chorus : Kadınlardan kurulu koro. Kadınlar korosu.

Male chorus : Erkekler korosu. Erkeklerden kurulu koro.

Choruses : Proloğu söyleyen kişi. Revü dans topluluğu. Koro. Nakarat. Koro halinde söylenilen bölüm. Oyundaki şarkıcı ve dans grubu. Oyundaki olayları arada açıklayan kişi. Koro ekibi. Korolar.

Mixed chorus : Karışık koro. Kadınlarla erkeklerin bir arada olduğu koro.

Member of chorus : Koro üyesi. Herhangi bir koroda çalışan sanatçı.

Chorused : Oyundaki olayları arada açıklayan kişi. Nakarat. Topluca söylemek. Koro. Oyundaki şarkıcı ve dans grubu. Proloğu söyleyen kişi. Şarkının koro bölümü. Hep bir ağızdan konuşmak. Koro topluluğu. Koro halinde söylemek.

 

İngilizce Chorusing Türkçe anlamı, Chorusing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chorusing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Student lodging : Öğrenci pansiyonu. Genellikle gençlerin kaldığı otel. Yurt.

Distributor housing : Distribütör kutusu. Distribütör muhafazası. Distribütör yuvası.

Block : Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Öbek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Durdurmak. Kesmek. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Bloke etmek. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Blok. Engellemek.

Camp : Kamp yapmak. Adenozin monofosfatta şekerin 5ı karbonuna bağlı fosforik asidin adenilat siklaz aracılığıyla ribozun 3ı karbonuna bağlanmasıyla meydana gelen, hormon vb. maddelerin fonksiyonlarına aracılık eden bir nükleotit, siklik amp, camp, halkasal adenozin monofosfat. ikinci haberci olarak çeşitli metabolik yolların düzenleyicisi olan önemli bir molekül. Homo. Savaş sırasında ordunun merkezi olarak kullanılan yer. Kadınsı. Camp. Düşerge. Konaklamak. Bayağılaştırmak. İlgi çekmek için dikkat çekici giyinmek.

 

Chorus : Şarkının koro bölümü. Gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Koro halinde söylenilen bölüm. Nakarat. Oyundaki şarkıcı ve dans grubu. Toplu olarak melodili ya da ritimli sözleri söyleyen topluluk. yunancada önce dans edilen yere, sonra da şarkılı dansa ve bir de bunu yapanlara verilen ad. antik tragedyada birbirlerine benzeyen ezgilerde seslerini birbirine uyumlayan ve dramatik olayın kahramanı karşısında onu gözleyen, yorumlayan, değerlendiren, kimi kez de olaya karışan topluluk. koronun bölümleri: parodos (giriş ezgisi-kommos) (yakınma ezgisi-hareketlerle) stasiman (olanları saptama ezgisi) - exodas (çıkış çizgisi). ortaçağda dinsel yapıtlarda ayrı ayrı bölümler arasında anlatım (epik) biçimde korolar vardır. elizabeth tiyatrosunda ya da shakespeare'de koro adlı tek bir oyuncu, çok kez soytarı rolünde. klasik yapıtlarda koro, antik yapıtların etkisi altında yeniden kullanılmıştır. örnek: schiller: "braut von messina" (-messina'lı gelin). Asıl sese, ona çok yakın frekansta sesler ekleyerek eserin birden fazla çalgıyla seslendirildiği duygusunu uyandıran efekt ve bunu sağlayan cihaz. Koro ekibi. Oyundaki olayları arada açıklayan kişi. Revü dans topluluğu.

Chorussing : Şarkının koro bölümü. Proloğu söyleyen kişi. Oyundaki olayları arada açıklayan kişi. Oyundaki şarkıcı ve dans grubu. Koro. Koro topluluğu. Nakarat. Revü dans topluluğu.

Case : Kılıf. Durum. Husus. Valiz. Tuhaf tip. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Sorun. Vaka. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap.

Flat : Düzlük. Yavan. Düz yüzey. Daire. Tavan. Düz. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması. Düz şey. Genellikle bir ailenin oturduğu, birden çok sayıda bağımsız bölümden oluşan bir yapının, çok barklı yapının bir ya da birkaç odası. Tatsızlık.

Journal box : Dişli kutusu. Şaft kovanı. Jurnal mahfazası. Mil kovanı.

Billet : Konak yeri. Ödev. Not. Konaklatmak. Kışla. Pusula. Kütük. Baraka. Konaklama yeri. Konaklatmak (askeri terim).

Chorusing synonyms : manufactured home, living accommodations, protective cover, pied a terre, living quarters, lamp housing, tract housing, lamphouse, radar dome, protective covering, abode, hospice, mobile home, lamp house, youth hostel, shelter, quartering, lodging, dwelling house, hostel, habitation, construction, radome, dwelling, chorused, cabinet, rattrap, condominium, apartment, crankcase, binnacle, structure, console.