Koro nedir, Koro ne demek

Koro; bir müzik terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk

"Koro" ile ilgili cümleler

  • "Her halkevinde müzik öğretmenlerinin kurduğu korolar vardı." - N. Cumalı

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Ezgili ya da esgisiz ve tartımlı sözleri uyumlu bir biçimde birlikte söyleyen topluluk.

Antik Yunan tiyatrosunda önce dans edilen yere sonra da ezgili dansa ve bir de bunu yapanlara verilen ad.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Apsisle çapraz şahın arasında, kilise korosunun oturduğu kare kesitli bölüm.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Elizabeth Tiyatrosunda ya da Shakespeare'de Koro adlı tek bir oyuncu, çok kez soytarı rolünde.

Yunancada önce dans edilen yere, sonra da şarkılı dansa ve bir de bunu yapanlara verilen ad. Antik tragedyada birbirlerine benzeyen ezgilerde seslerini birbirine uyumlayan ve dramatik olayın kahramanı karşısında onu gözleyen, yorumlayan, değerlendiren, kimi kez de olaya karışan topluluk.

Ortaçağda dinsel yapıtlarda ayrı ayrı bölümler arasında anlatım (epik) biçimde korolar vardır.

Klasik yapıtlarda koro, antik yapıtların etkisi altında yeniden kullanılmıştır. Örnek: Schiller: "Braut von Messina" (-Messina'lı Gelin).

 

Koronun bölümleri: Parodos (Giriş ezgisi-Kommos) (yakınma ezgisi-hareketlerle) Stasiman (olanları saptama ezgisi) - Exodas (Çıkış çizgisi).

Toplu olarak melodili ya da ritimli sözleri söyleyen topluluk.

İngilizce'de Koro ne demek? Koro ingilizcesi nedir?:

chorus, choir

Fransızca'da Koro ne demek?:

koro syn. so in tclıan

Koro hakkında bilgiler

Koro, teksesli ya da çoksesli bir müzik yapıtını seslendirmek üzere bir araya gelen şarkıcının bulunduğu topluluk. Normal olarak erkekler ve kadınlardan oluşan karma koro biçimindedir. Ama erkek çocuklarla yetişkin erkeklerin ya da yalnızca yetişkin erkeklerin yer aldığı erkekler korosu da vardır.

Koro ile ilgili Cümleler

  • Ali ve Mary koro halinde şarkı söyledi.
  • Koroda şarkı söylemek ruh için yararlıdır.
  • Koro sütunların etrafında dikilir. Bu kemerler ve tonozlara dayanılarak yapılır. Bu uygulama ayakta olarak adlandırılır.
  • Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.
  • Koro şefi sahneye çıktı.
  • Koroda şarkı söylüyorsun, değil mi?
  • Koroda şarkı söyledik.
  • Bayanlar ve baylar, Sretensky Manastırı Korosu tarafından icra edilen Rusya Federasyonu ulusal marşı için lütfen ayağa kalkın.
  • Fakat koronun önünde değil.
  • Bizim her pazartesi koro uygulamamız var.
  • Ali kilise korosunda şarkı söyler.
  • Fakat koro uygulamasından önce değil.
  • Koro şefi sahnede göründü.
  • Koro pratiği nasıldı?

Koro tanımı, anlamı:

Müzik : Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.

 

Seslendirmek : Sesi, çekimden sonra film üzerine geçirmek, kaydetmek. Hissedilen bir duyguyu, düşünülen bir fikri dile getirmek, duyurmak. Sesli duruma getirmek, sesli olmasını sağlamak. Bir müzik eserini okumak.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Sanatçı grubu. Vücudun dolgun olma durumu. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

Koro halinde : Gürültülü bir biçimde. Toplu bir durumda, hep birlikte.

Koroner : Kalbi taç şeklinde kuşatıp besleyen (damarlar).

Korozyon : Aşındırma.

Korozyon akımı : Bir elektrot reaksiyonu ile oluşan ve paslanmaya yol açan akım.

Korozyon derinliği : Metalin korozyondan etkilenen bir yüzeyi ile metalin orijinal yüzeyi arasındaki dik uzaklık.

Alaşım korozyonu : Bölgesel aşındırma.

Aralık korozyonu : Dar bir çelik veya çatlak çevresinde veya bunların içerisinde ortaya çıkan bir paslanma türü.

Çukur korozyonu : Metal yüzeyinde belli bir bölgede daha hızlı yayılan pas üzerinden oluşan pas çukuru.

Gaz korozyonu : Metal yüzeyinde sadece gazların pas oluşmasına yol açması.

Grafitli korozyon : Gri dökme demir bileşiminde bulunan grafitli karbon etkisiyle oluşan bölgesel pas türü.

Kaynak korozyonu : Kaynak yapılmış olan bölgelerde yüksek sıcaklıktan etkilenen metalin veya kaynağın dolgu maddesinin pası.

Yerel korozyon : Anot ve katot bölgeleri birbirinden tam olarak ayrılmış hâldeki paslanma.

Eser : Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. Soyut kavramlarda belirti. Yayın, kitap, yapıt. İz, işaret, im.

Yapıt : Yayın, kitap. Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser.

Şarkıcı : Şarkı söyleyen, şarkı söyleme yeteneği olan veya mesleği şarkı söylemek olan kimse, okuyucu, hanende, muganni, muganniye.

Normal : Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Erkek : Sert, kolay bükülmez. Yetişkin adam, bay, er kişi. Sperma oluşturan organizma. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Sözüne güvenilir, mert. Koca. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.

Kadın : Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Hizmetçi bayan. Bayan.

Karma : Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit. Karmak işi.

Koro başı : Koro topluluğunun yürüyüş ve dizilişinde önde bulunan ve koroya ton veren kişi.

Koro çalışma yeri : Bir tiyatroda koronun çalıştığı yer.

Koro dalızı : Geçgotik kiliselerinde, koronun çevresini dolanan dalız.

Koro : Asıl sese, ona çok yakın frekansta sesler ekleyerek eserin birden fazla çalgıyla seslendirildiği duygusunu uyandıran efekt ve bunu sağlayan cihaz.

Koro ezgileri : Koro ile topluca söylenmek üzere yazılan, uslûp, biçim, ölçü, öz bakımından bireyci duygular yerine, ortak duyguları belirten türküler.

Koro kesidi : Roman kiliselerinde, koronun kare biçimli tasarı.

Koro üyesi : Herhangi bir koroda çalışan sanatçı.

Koro yetkilisi : Bir koronun yönetsel ve teknik işlerine bakan kişi.

Koro yönetmeni : Koroyu yöneten ve kendi korosuyla bir müzik yapıtını yorumlayıp uygulayan sanatçı.

Korob : Kır evi, kulübe.

Diğer dillerde Koro anlamı nedir?

İngilizce'de Koro ne demek? : [KORO] adj. choral, choric

n. choir, chorus, choral society

Fransızca'da Koro : chìur [le]

Almanca'da Koro : n. Chor

Rusça'da Koro : n. хор (M), капелла (F)