Aralık korozyonu nedir, Aralık korozyonu ne demek

Aralık korozyonu; bir kimya terimidir.

  • Dar bir çelik veya çatlak çevresinde veya bunların içerisinde ortaya çıkan bir paslanma türü

Aralık korozyonu anlamı, tanımı:

Aralık : Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Yarı açık, tam kapanmamış. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Uygun, elverişli durum, fırsat. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Ara.

Korozyon : Aşındırma.

Koro : Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk.

Çelik : Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Zayıf fakat güçlü (vücut). Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Kök salması için yere dikilen dal. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek.

 

Çatlak : Çatlamış olan. Değişimin başlangıcı. Deli. Ara, aralık. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz.

Çevre : Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Paslanma : Paslanmak işi, oksidasyon.